YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12589
KARAR NO : 2023/20464
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/451 E., 2015/663 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret ve 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
Tebliğnamede hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerinin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; katılanın olaydan 10 gün önce gerçekleşen hakaret ve kasten yaralama eylemleri yönünden şikayetinden vazgeçtiği gerekçesiyle Mahkemece beraat kararı verilmişse de katılanın bu eylemlerden dolayı da şikâyetçi olduğunu yargılama aşamasında beyan ettiğine, müsnet eylemlerin soruşturmaya konu olup olmadığının araştırılmadığına, soruşturmaya konu olmamış ise yetkili makamlara usulüne bir ihbar ve şikayetten bahsedilemeyeceğine, bu nedenle belirtilen husus araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın bir yıldan bu yana sanıkla arkadaşlık yaptığı, olay tarihinde sanığın katılanın kaldığı yurdun yanına geldiği, katılan çıktığı sırada konuşmak istediğini söylediği, katılanın kabul etmediği, sanığın katılanı takip ederek üniversitedeki sınıfına kadar geldiği, katılanın sınıftan dışarı çıktığında yurt müdürünü arayarak gelip kendisini almasını söylediği, bu sırada sanığın katılanın yanına gelerek sağ bileğinden ve sol kolundan tutarak konuşmak istediğini ve dışarıda beklediğini söylediği, sınava giren katılanın üniversiteden çıkarken sanığı yine beklerken gördüğü ve olayları anlattığı Ö.D.’den yanında kalmasını talep ettiği, daha sonra yurt müdürü tanık İ.İ.’nin gelerek katılanı okuldan aldığı, katılanın olaydan önce sanıkla arkadaşlık ilişkisini bitirmesine rağmen sanığın ısrarla katılanı takip etmek suretiyle rahatsız ettiği, bu olaydan sonra yaklaşık bir hafta on gün içerisinde yine katılanın okul çıkışında yurda kadar yürüdüğü esnada sanığın ısrarla katılanı takip ettiği, yurda yakın bir yerde önüne geçerek “Or…pu” diyerek alenen hakaret ettiği, katılanın göğsünün üzerine yumruk vurduğu, arkadan tekme attığı, katılanın karakola müracaat sırasında vücudunda herhangi bir yara bere olmadığını ve doktora gitmek istemediğini beyan etmesi üzerine doktor raporunun aldırılmadığı iddiası ile kamu davasının açıldığı ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanığın mağdura yönelik olaydan 10 gün önce hakaret ve yaralamada bulunduğu ancak bununla ilgili olarak şikayetinden vazgeçtiği, mağdurun şikâyetten vazgeçtiği olay dışında herhangi bir hakaret veya yaralama olayına ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanığın bu suçlardan beraatine karar verildiği belirlenmiştir.
2.Sanık savunması, katılan ve tanıklar Ö.D., İ.İ.’nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
3. Katılan hakkında düzenlenmiş Karabük Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 20.11.2015 havale tarihli 2015/282 sayılı raporu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İddianamede sanığın katılana yönelik hakaret ve kasten yaralama eylemini 19.06.2015 tarihli olaydan sonra yaklaşık bir hafta on gün içerisinde gerçekleştiği belirtilmişse de, sanık ve katılanın aşamalardaki beyanlarında iddia olunan hakaret ve kasten yaralama eylemlerinin 19.06.2015 tarihinden yaklaşık bir hafta 10 gün önce gerçekleştiğine ve polis merkezinde uzlaşmakla katılanın şikayetinden vazgeçtiğini karakolda beyan ettiğine ancak sanık daha sonra davranışlarını devam ettirdiği için sanıktan şikayetçi olduğuna yönelik anlatımlarda bulundukları, katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiş olması karşısında; dosya kapsamından 19.06.2015 tarihinden yaklaşık bir hafta 10 gün önce gerçekleştiği anlaşılan kasten yaralama ve hakaret eylemleri yönünden katılanın yetkili makamlara daha önceden yaptığı usulüne uygun bir başvurusunun olup olmadığı, bulunmuşsa akıbeti araştırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle atılı suçlardan sanığın beraatine hükmolunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.