YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12337
KARAR NO : 2023/20690
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/709 E., 2016/149 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü, 43 üncü maddesinin birinci fıkraları, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 19 gün hapis cezası ile cezaladırılmasına, hak yoksunlukları ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; suç işleme kastının bulunmadığına, beraatini talep ettiğine, bu nedenle kararın bozulması talebine yönelik olduğu tespit edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın kendi … ve … hesabındaki paylaşımlarında katılana yönelik iddianamede belirtilen sözlerle hakaret ettiği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakaret eyleminin alenen işlendiği kabul edilerek sanığın mahkumiyetine hükmedildiğinden, hakaret eyleminin basit yargılama usulü kapsamında olmadığı değerlendirilmekle tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Sanığın, katılana yönelik söylediği kabul edilen iddianame konusu sözlerin ve özellikle de “Farkımız ben kalleş değilim.” şeklindeki ifadesinde geçen “kalleş” sözünün, Türk Dil Kurumu’nun Güncel Sözlüğünde “birine gizlice kötülük eden, sözünde durmayıp bir işin yüzüstü kalmasına yol açan” olarak tarif edilmiş olması karşısında; muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması, eleştiri niteliğinde bulunması nedeniyle, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığının gözetilmemesi,
2- Kabule göre de;
a. İddianame anlatımındaki sözlerin aynı paylaşımda geçmesi, iddianame anlatımında açıkça belirtilmeyen ancak şikayet dilekçesi ekinde sunulan ve sanık tarafından katılana yönelik ifadeler içeren diğer sosyal medya paylaşımlarının ise hakaret sözü içermemesi karşısında, Mahkemece hakaret eyleminin ne suretle zincirleme biçimde gerçekleştirildiği yeterince açıklanıp tartışılmaksızın, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
b. Sanığa ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.