YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/786
KARAR NO : 2023/20461
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3701 E., 2019/3960 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Düzeltilerek esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 43, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun, İlk Derece Mahkemesi tarafından hesap hatası nedeniyle fazla tayin edilen sonuç cezanın “1 yıl 15 gün hapis cezası” olarak düzeltilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, işlemediği bir suçtan dolayı ceza aldığına, üzerine atılı suçlama ve iftirayı kabul etmediğine, haksız yere almış olduğu cezayı temyiz ederek beraatini talep ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde jandarma olarak görev yapan katılanların devriye esnasında, sanığın sevk ve idaresindeki aracı durdurarak alkol kontrolü yapmak istedikleri, sanığın alkol ölçüm cihazına üflemeyi reddetmesi üzerine katılanların sanığı ikna etmeye çalıştıkları, alkol ölçüm cihazına üflememekte direnen sanığın katılanlara yönelik “Bu aracı buradan çekecek adamın anasını avradını sinkaf ederim.” sözleriyle hakaret suçunu işlediği İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın eylemini aleni ortamda gerçekleştirdiği halde 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen artırım uygulanmamış ise de aleyhe istinaf talebi bulunmadığından bu husus inceleme dışı bırakılmış, ayrıca; 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 1 yıl hapis cezası olarak belirlenen temel cezanın, sanık hakkında eylemin birden çok mağdura karşı gerçekleştirilmiş olması nedeniyle aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/4 oranında artırılmasına karar verildiği halde, hesap hatası yapılarak “1 yıl 3 ay” yerine, “1 yıl 6 ay 20 gün” hapis cezası ile cezalandırılması şeklinde uygulama yapıldığı, devamında ise aynı Kanun’un 62 nci maddesi uygulanırken neticeten “1 yıl 15 gün” yerine “1 yıl 3 ay 16 gün” hapis cezası tayin edildiği anlaşılmış ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kurulan hükümden “1 yıl 6 ay 20 gün” ibaresi çıkartılarak yerine “1 yıl 3 ay” ve teselsül eden paragrafta yer alan “1 yıl 3 ay 16 gün” ibaresi çıkartılarak yerine “1 yıl 15 gün” ibarelerinin eklenmesine karar verilerek diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
19.01.2018 tarihli olay tutanağı, katılan beyanları ve sanığın ikrar içeren savunması neticesinde sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediği yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiş ve sanığın sübuta yönelik temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun’un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Sebepler Yönünden
1. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
2. Sanığın aleni yer olan cadde üzerinde katılanlara hakaret ettiği ile 5237 sayılı Kanun’un 43 ve 62 nci maddeleri uygulanırken hesap hatası yapılarak fazla ceza tayin edildiği ve aleyhe istinaf başvurusu olmadığının belirlenmesi karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek temel ceza üzerinden aynı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 43 ve 62 nci maddeleri uygulanarak sonuç cezanın belirlenmesinden sonra cezayı aleyhe değiştirme yasağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden; 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması hususu eleştiri konusu yapılıp 43 ve 62 nci maddelerin uygulanması sırasında yapılan hesap hatasının düzeltilmesi şeklindeki uygulamanın sanığın çifte atıfetten yararlanması sonucunu doğurduğu anlaşılmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Alanya 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.