Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/15208 E. 2023/20424 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15208
KARAR NO : 2023/20424
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/88 E., 2020/512 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2009 tarihli ve 2008/56 Esas, 2009/40 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Tük Ceza Kanunu’nun( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 62 nci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezasıyla, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 265 inci maddesini ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezalarının 51 inci madde uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.
2. (1) nolu bölümde belirtilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 18.12.2012 tarihli ve 2011/18079 Esas, 2012/30784 Karar sayılı ilâmıyla, “1-Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükümlülüğüne konu 3167 sayılı Kanunun 16/1,3 maddesindeki eylemin, hükümden sonra 20.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Kanun ile suç olmaktan çıkarılarak kabahate dönüştürüldüğü ve bu suçtan verilen doğrudan adli para cezasının kesin nitelikte olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, TCK’nın 58. maddesinin uygulanması,2-Görevliye hakaret suçunda TCK’nın 125/3-a. maddesinde öngörülen seçenekli cezalardan mahkemece, tekerrüre esas sabıka kaydı bulunduğundan bahisle hapis cezası tercih edilmişse de, sanığın tekerrüre esas sabıkasına konu 3167 sayılı Kanunun 16/1,3 maddesindeki eyleminin, hükümden sonra 20.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Kanun ile suç olmaktan çıkarılarak kabahate dönüştürülmesi nedeniyle, bu hususun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,3-Hakaret suçundan verilen kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nın 53/4 maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,4-Kabule göre de;5271 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve buna göre sanığa yükletilen suçlarda müştekilerin maddi nitelikte bir zararı olmadığı gözetilmeden, lehine takdiri indirim uygulanıp, bir daha suç işlemeyeceği kanaati ile cezası da ertelenmesine karşın “zararın karşılanmaması” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle anılan Kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2013 tarihli 2013/76 Esas, 2013/207 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 62 nci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezasıyla, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 265 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 15.11.2013 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
4. Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2020/88 Esas, 2020/512 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca (3) nolu bölümde belirtilen kararın aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; lehe Kanun hükümlerinin uygulanmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Avukat olan katılanın sanık hakkında icra takibi başlattığı, icra takibinin kesinleşmesi üzerine haciz işlemi yapmak amacıyla olay tarihinde icra müdür yardımcısı olarak görev yapan B. Y. ile birlikte haciz işlemini gerçekleştirmek üzere sanığa ait markete gittikleri, markette bulunan sanığın katılana ” Sen burada haciz yapamazsın lan, burada haciz yapanın anasını avradını sinkaf ederim.” dediğini ve katılanı boğazını sıkarak bacaklarına tekme atmaya başladığı, sanığın icra müdür yardımcısı olan B. Y.’ye de dışarı çıkmasını söylediği, katılanın da dışarı çıkarak marketin önünde kendilerini beklemekte olan tanık S. Y.’ye ait ticari taksiye bindiği, bu sırada sanığın, katılanın yanına gelerek “Senin ananı avradını sinkaf edeceğim, çıkışta bekliyorum, görüşeceğiz.” şeklinde hakaret ve tehdit ettiği, katılanın yanından ayrılmadan önce de şikâyetçinin boynuna yumrukla vurduğu iddia olunarak hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kamu davası açılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 125 inci maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında verilen 04.03.2009 tarihli ilk mahkumiyet kararı olduğu, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin durma süresi de gözetildiğinde, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin hükümler tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeninden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.