Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11078 E. 2023/19316 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11078
KARAR NO : 2023/19316
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/599 E., 2016/249 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun’un) 128 inci maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteminin özetle; sanığın, kullandığı ”Cahil.” kelimesi ile açıkça kendisine hakarette bulunduğuna, Mahkemece bu sözün somut olarak, yazılı şekilde görülmesine karşın sanığın cezalandırılmadığına, cahil ifadesinin insanları aşağılamak, küçük düşürmek, onur, şeref ve saygınlığını rencide etmek için kullanıldığına, sanığın neden olduğu hatalardan dolayı babasını kaybettiğini, yasal yollardan hakkını aramak için suç duyurusunda bulunduğuna, sanığın bu hakareti ile bir kez daha derinden yaralandığına, onur, şeref ve saygınlığının rencide edildiğine, bu ve resen belirlenecek nedenlerle kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Doktor olan sanığın, katılanın kendisi hakkındaki şikayeti üzerine başlatılan disiplin soruşturmasında verdiği yazılı ifadesinde, “Hasta yakını bütün bu getirdiği kötü niyet ve cehaletinden kaynaklanan suçlamalara ek olarak.” şeklindeki ifadeleri kullanmak suretiyle katılana yönelik hakaret suçunu işlediği ileri sürülmüş olup, yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı Kanun’un 128 inci maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelik söylediği sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, beraat kararı yerine yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.