YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19780
KARAR NO : 2023/3192
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/169 E., 2015/193 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, iftira
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/169 Esas, 2015/193 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
3. İftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 … maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, dosyanın hukukiliğini denetletmek amacıyla temyiz etmek istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılanlar tarafından işletilen araç kiralama şirketinden, mağdur …’e ait kimlik bilgileri ile düzenlenmiş ancak aslı ele geçirilemeyen … belgesi fotokopisini kullanarak imzaladığı araç kiralama sözleşmesi ile kiraladığı aracı kira süresi bitiminde iade etmediği, bu şekilde üzerine atılı özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği; kimlik bilgilerini kullanarak araç kiraladığı mağdur hakkında soruşturma yapılmasına sebebiyet vermek suretiyle ayrıca iftira suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık aşamalardaki savunmalarında suçunu ikrar etmiş olup suçlamaların doğru olduğunu, aracı kiraladığını ancak geri götürmediğini, daha sonra katılanlara aracın yerini mektupla bildirdiğini, … aracı kiraladıktan sonra Hatay Kırıkhan’da C.K. isimli şahsa sözlü olarak 5.000 TL karşılığında sattığını, kendisinin bu işi yaptığını, sattığı şahsın kaportacı olduğunu, … mağdur …’in ehliyetinin renkli fotokopisini çekerek katılanlara ibraz ettiğini, katılanlarla mağdur … adına araç kiralama sözleşmesi yaptığını, cezaevinde iken mektup yazarak önce kendisine bir miktar para vermeleri karşılığında, ancak daha sonra şehitleri olduğunu duyunca pişman olup tekrar mektup yazarak maddi menfaat beklemeden aracın yerini katılanlara söylediğini, kiraladıktan sonra aracın üzerindeki GPRS cihazını söktüğünü beyan etmiştir.
3. Mahkeme tarafından sanık hakkında önceden karar verip uygulamak suretiyle, kira bedelini ödememek ve aldığı aracı başkalarına vererek haksız menfaat sağlama üzere, mağdur …’e ait … belgesi fotokopisini kullanarak sahte araç kiralama özel belgesini düzenlediği, sanığın amacı, bu şekilde düzenlediği sahte evrak ile katılanlara ait aracı hile ve desise ile alıp kendisine menfaat sağlamak olduğundan, aynı işyeri sahibi olan katılanlar … ve … …’e karşı dolandırıcılık suçunu işlediği, kullanılan evrakın fotokopi oluşu ve trafik tescil müdürlüğünün maddi varlıklarından olan … belgesi aslının kullanılmamış oluşu nedeniyle sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmayıp 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, mağdur … adına sahte özel belge düzenleyerek ve aldığı aracı iade etmeyip kendisine haksız menfaat sağlayarak hakkında güveni kötüye kullanma suçundan soruşturma yapılmasına ve yakalama işlemi yapılmasına sebebiyet vererek mağdur …’e yönelik iftira suçunu da işlediği kabulü ile temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri verilmiştir.
4. Sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2010 tarihli ve 2010/336 Esas, 2010/883 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2013/2281 Esas, 2013/8829 Karar sayılı ilamı ile 11.06.2013 tarihinde onanarak kesinleştiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen tekerrür uygulamasına esas alınan sanığın İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2010 tarihli ve 2010/336 Esas, 2010/883 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin hükmün kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, adli sicil kaydına göre 10.03.2008 tarihinde kesinleşen Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2007 tarihli ve 2006/45 Esas, 2007/410 Karar sayılı kararı ile 11 ay 20 gün hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin hükmün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, aslı ele geçirilemeyen … adına düzenlenmiş … belgesini ibraz ederek katılan adına kayıtlı aracı kiralayıp iade etmeme şeklinde gerçekleşen eyleminde, Emniyet Genel Müdürlüğünün maddi varlıklarından olan … belgesini kullanması karşısında, eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
C. İftira Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. İftira suçunun oluşabilmesi için, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, iftira suçunun özel bir halini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 268 … maddesinde öngörülen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için ise, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği, somut olayda ise; sanığın, başkasına ait kimlik bilgilerini adli veya idari bir makam önünde kullanmadığı, başkasının kimlik bilgilerini kullanması eyleminin nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarının unsuru olarak kullanıldığı, buna göre nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarının yanı sıra ayrıca iftira suçunun yasal unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanığın iftira suçundan beraati yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile mahkumiyetine hükmedilmesi,
2. Kabule göre de; hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici beşinci maddenin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usûlü yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu, 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen “Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz” şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/169 Esas, 2015/193 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 2 nci bendinden tekerrür uygulamasına ilişkin “İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/336 Esas 2010/883 Karar sayılı ilamı ile sanığın almış olduğu 1 yıl 8 ay” ibaresinin çıkarılarak yerine “Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/45 Esas, 2007/410 Karar sayılı kararı ile 11 ay 20 gün” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Dolandırıcılık ve İftira Suçları Yönünden
Gerekçe bölümünde (B ve C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/169 Esas, 2015/193 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarları yönünden sanığın kazanılmış haklarının korunmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.