YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12239
KARAR NO : 2023/1408
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/40 E., 2019/271 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil ve el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Orman İdaresi vekili, davalılar vekili ve asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 247 ada 10 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, dava konusu taşınmazın 1950 yılında tespitinin yapıldığını ve 21.12.1953 – 21.02.1954 tarihleri arasında ilan edilerek davalılar adına zeytinlik vasfı ile tescil edildiğini ileri sürerek, dava konusu 247 ada 10 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içerisinde kalan kısmının tapusunun iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tescili ile taşınmaza vaki müdahalenin men’ine karar verilmesini istemiştir.
2.Asli müdahil Hazine vekili dilekçesinde; davaya konu olan taşınmazın “eylemli orman” olarak belirlenen kısımların da orman ile çevrili arazi olması sebebiyle devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden kabul edilmesi gerektiğini ve özel mülkiyete konu olmayacağını ileri sürerek, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde;dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 1950 yılında yapıldığını ve zeytinlik vasfı ile tescil edildiğini, murisleri Necmettin Sipahioğlu’nun söz konusu taşınmazı tapu siciline güvenerek, zeytinlik olarak 01.06.1984 tarihinde satın aldığını, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsü ve sınırlarının bir bütünlük arz ettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.10.2013 tarih ve 2012/354 Esas, 2013/517 Karar sayılı kararı ile,davanın kabulüne ve davalılar murisi …. adına kayıtlı 02.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen yeşil boyalı 408,00 metrekarelik kısmının orman niteliğinde olmadığı anlaşıldığından; … ili …. ilçesi … Mahalle 247 ada 10 parsel sayılı taşınmazın iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, davalıların tesciline karar verilen kısım üzerindeki el atmalarının önlenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Orman İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.06.2014 tarihli ve 2014/1637 Esas, 2014/6104 Karar sayılı ilamıyla, İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı, serbest orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisi ile yerel bilirkişi yardımıyla yeniden keşif yapılarak 1948 yılı orman kadastro tutanaklarında, keza daha sonra yapılan aplikasyon, 2 nci madde ve 2/B madde tutanaklarında sözü edilen tepelerdeki nirengi noktaları, dere ve yolların kesişme noktaları, mevki isimleri, bu tutanaklarda tarif edilen kişilere ait tarlaların o tarihteki sınırları ve bu tarlaların birleştiği köşe noktaları gibi sabit noktalar yerel bilirkişi eliyle saptanarak, tutanakta isimleri yazılı kişilere ait tarlaların arazi kadastrosunda kim ya da kimler adına, kaç numaralı parsel olarak tespit edildiği de belirlenip, o parsellere ait tutanak örnekleri getirtilip bilirkişi sözleri denetlenerek 1948 yılına ait orman kadastrosu, 1979 ve 1985 yıllarına ait aplikasyon, 2 nci madde ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin harita ve tutanaklar ile arazi kadastro paftaları 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılacak orman kadastrosu ve aynı kanunun 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54 üncü maddesine göre çıkarılan teknik izahnamede tarif edilen yöntemle değişik açı ve uzaklıktaki en az 15-20 adet orman sınır noktasını gösterir şekilde çekişmeli parsele ve bu parselin geniş çevresine uygulanarak; aynı ya da yakın hatlarda bulunan dava konusu parseller aynı harita üzerine işlenerek müşterek imzalı rapor ve kroki alınması gerektiği, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmaz davalı adına tapuda kayıtlı olması sebebiyle elatmanın önlenmesine ilişkin talebini kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, diğer yandan 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun)
36/A ve Geçici 11 inci maddesi hükmünün dikkate alınmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
… 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.05.2019 tarih ve 2015/40 Esas, 2019/271 Karar sayılı kararı ile, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere davaya konu … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 247 ada 10 parsel sayılı taşınmazın bilirkişilerin raporlarında A harfi ile gösterdikleri 415,96 metrekarelik alanın 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman tahtid haritası kapsamında kaldığı, tahtid hattı kapsamında kalan kısım yönünden oluşturulan tapu kaydının yolsuz olduğu ve iptalinin gerektiği, teknik bilirkişilerin raporlarında B harfi ile gösterilen bölümün ise orman tahtidinin dışında kalıp eylemli olarak orman olduğu, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağı, bu sebeple bu alanın eylemli orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen bölümün ise orman sayılmayan alanlardan olduğunun anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın davalılar adına tapulu olması sebebiyle el atmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı Orman İdaresinin tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, el atmanın müdahale davasının reddine, asli müdahil Hazinenin isteminin kabulüne, davaya konu … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 247 ada, 10 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile, 10.12.2018 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide; A harfi ile gösterilen 415,96 metrekarelik alanın orman vasfı ile Hazine adına, B harfi ile gösterilen 1379,41 metrekarelik alanın eylemli orman vasfı ile Hazine adına tapuya tespit ve tescillerine, C harfi ile gösterilen bölümün tapu malikleri üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Orman İdaresi vekili, davalılar vekili ve asli müdahil Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; meni müdahale talebinin reddine ilişkin kararın hatalı olduğu, dava konusu taşınmazın tamamının orman olduğunu, el atmanın önlenmesi talebinin reddedilerek ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
2.Asli müdahil Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tamamının orman olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
3.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalıların murisi Necmettin Sipahioğlu tarafından tapuya güven ilkesi gereğince satın alındığını, dava konusu taşınmazın zeytin ağaçları ile kaplı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tahdide dayalı tapu iptal tescil ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun’un 1, 7 ve 11 inci maddeleri, Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliği, Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 20 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Orman İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekilinin tüm itirazları ile davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1948 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1979 yılında aplikasyon ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci madde, 1985 yılında ise herhangi bir nedenle sınırlama dışı kalmış ormanlarda orman kadastrosu ile bu ormanlarla evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla (3302 sayılı Kanun) değişik 2/B madde uygulamaları yapılmış; bu çalışmanın sonuçları da 24.12.1987 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 10.12.2018 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide; B harfi ile gösterilen 1.379,41 metrekare yerin eylemli orman niteliğinde bulunuğu gerekçesiyle asli müdahil Hazine vekilinin talebinin kabulüne, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile eylemli orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de; hatalı değerlendirilme ile hüküm kurulmuştur.
3.Şöyle ki, 6831 sayılı Kanun’un 1-g maddesinde; “Orman sınırları dışında olup, yüzölçümü üç hektarı aşmayan sahipli arazideki her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler, orman sayılmaz.” hükmü yer almaktadır. 6831 sayılı Kanun’un 1-g maddesi gereğince; bir yerin orman sayılmaması için o yerin tapulu olması ve yüzölçümünün üç hektardan az olması gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise dava konusu taşınmazın eylemli orman olduğu belirtilen ve B harfi ile gösterilen alanın yüzölçümü 1.379,41 metrekare olarak tespit edilmiş olup, üç hektardan azdır. O halde, İlk Derece Mahkemesince 6831 sayılı Kanun’un 1-g maddesi gereğince orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılması sebebiyle, dava konusu taşınmazın B harfi ile gösterilen bölümüne yönelik talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı Orman İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Orman İdaresi ve Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Davalılardan alınan peşin harcın istek halinde iadesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.