YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2837
KARAR NO : 2023/1651
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/14 E., 2020/53 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil … ve davalı mirasçı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili Merkez ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 131 ada 1 parsel sayılı 11.281,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle (Dursun oğlu) … adına tespit edilmiştir.
2. Davacı … dava dilekçesiyle; … ili Merkez ilçesi … Köyü 131 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğunu ve kayden hisse satın aldığıni ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali istemiyle dava açmış, yargılama sırasında davacının vefat etmesi nedeniyle dava mirasçıları tarafından takip edilmiştir.
3. Müdahil … müdahale dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın kendi adına tescili istemiyle davaya katılmıştır
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davanın haksız olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2016 tarihli ve 2011/61 Esas, 2016/40 Karar sayılı önceki kararı ile, “asli müdahil …’nin zilyetliğinin fer’i nitelikte olduğu, bu nedenle …’nin dayandığı zilyetlikle mülkiyet kazanma iddisının yerinde olmadığı, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre taşınmazın fen bilirkişisi raporunda; A ile gösterilen kısmında davacı tarafın bir hakkının bulunmadığı; B ile gösterilen kısmının ise davacı …’e ait olduğu ve bu kısmın mülkiyetinin davalı tarafa devredildiğine ilişkin bir kanıt da bulunmadığından bu yönden davaya devam eden … mirasçılarının davalılarının kabulüne; feragat eden mirasçılarının davalarının ise feragat nedeniyle reddine; 131 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda A ile gösterilen kısmının ifraz edilerek yeni bir parsel numarası ile tespit gibi tesciline, B ile gösterilen kısım yönünden ise bu kısmın 6 hisse kabul edilerek 1 hissesinin … kızı …, 1 hissesinin … oğlu …, kalan hissesinin tespit maliki davalı Dursun oğlu … adına tespit ve tesciline, bilirkişi raporunda B ile gösterilen kısım yönünden davası devam eden mirasçılar yönünden kabul edilmekle bu kısmın 6 hisse kabul edilerek 1’er hissesinin davacı mirasçısı … ile … adlarına, kalan hissesinin ise tespit maliki davalı Dursun oğlu … adına tespit ve tesciline” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2016 tarihli ve 2011/61 Esas, 2016/40 Karar sayılı önceki kararı, davacı … mirasçılarından … ile … tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 07.05.2019 tarihli ve 2016/13257 Esas, 2019/3378 Karar sayılı ilamıyla; ” çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelen sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı; taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise, mahkemece bu bölümün davacı …’e ait olduğu kabul edilerek, davaya devam eden mirasçılar yönünden davanın kabulüne, feragat eden mirasçılar yönünden ise davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu; zira, …’in dava açtıktan sonra 10.04.2012 tarihinde öldüğü ve ölüm gününe göre terekesinin elbirliği hükümlerine tabi olduğu; elbirliği hükümlerine tabi olan çekişmeli taşınmaz hakkındaki bu davada, bir kısım mirasçıların feragat beyanının terekeye göre 3. kişi konumunda bulunan davalı lehine sonuç doğurması hukuken mümkün bulunmadığı gibi geçerli de olmadığı; geçerli olmayan bu feragatlere değer verilerek; bu payların da davalı … adına tesciline karar verilmesinin isabetsiz olduğu” açıklanarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “.. bozma ilamına uyulmakla taşınmazın A bölümü yönünden davalı taraf lehine; diğer bölüm yönünden ise davacılar lehine usuli müktesep hak oluştuğu, çekişmeli taşınmazın A harfi ile gösterilen bölümünün davalı tarafa ait olduğu; B harfi ile gösterilen 5.105,076 m² yüzölçümlü bölümünün ise davacı …’a (ölmek ile terekesine) ait ve …’in ölüm tarihine göre terekesinin el birliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu; ne var ki …’in … ve … dışındaki mirasçılarının paylarından feragat ettikleri gerekçeleriyle, çekişmeli 131 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın 25.01.2016 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli haritada A harfi ile gösterilen bölümünün tespit gibi Dursun oğlu … adına tapuya tesciline, B harfi ile gösterilen bölümünün ise davacı mirasçıları … ile … adlarına tapuya tesciline” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davalı … mirasçısı … ve asli Müdahil … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ve asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın B ile gösterilen bölümünün iki pay kabul edilerek davacı mirasçıları … ile … adlarına tapuya tesciline karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, zira davacı …’in diğer mirasçılarının davalarından vazgeçmelerine göre, vazgeçenlere düşecek payların davalı tarafa bırakılması gerektiğini, ayrıca tapu uygulamasının eksik yapıldığını, kadim zilyetliğin de dikkate alınmadığını, asli müdahil … yönünden eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tesis kadastrosuna itiraza ilişkin davada verilen kararın usul ve kanuna uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 Sayılı Kanun) 13, 14 ve 15 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı mirasçısı … ve asli Müdahil … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.