Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/9781 E. 2023/18879 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9781
KARAR NO : 2023/18879
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/389 E., 2016/15 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 11 ay 20 gün süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilmiştir.
Tebliğnamede hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suç sanık tarafından işlenmediği halde cezalandırılmasına karar verildiğine, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, soyut şikâyetçi beyanlarına göre karar verildiğine, şikâyetçinin olay yerinde görevli değil sivil olduğuna, şikâyetçinin davranışlarının olayın büyümesine neden olduğuna, kimseye hakaret etmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık lehine hareket edilmesi gerektiğine, şikâyetçinin şikâyetçi olmadığına, suçun şikâyete tabi olduğuna, kamu davasının düşürülmesi yerine mahkumiyetine karar verildiğine, iddia, mütalaa, hükmün birbiriyle uyumlu olmadığına, şartları oluştuğu halde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına, meşru müdafaa hükümlerinin uygulanmadığına, takdiri indirim yapılmadığına, gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin mahsup edilmediğine, iddianamenin kabul kararı, iddianame ve eklerinin okunmadığına, kısa ve gerekçeli karardaki hüküm fıkralarının uyumlu olmadığına, hakim ve zabıt katibi imzalarının tam olmadığına, iddianamedeki sevk maddelerinin tamamının karşılanmadığına, sanığa yokluğunda toplanan delillerin sonradan bildirilmediğine, ek savunma hakkı verilmediğine, son sözün verilmediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, delillerin tamamının toplanmadığına, tanık beyanı ve diğer delillerin toplanmadığına, somut olay ile uygulanan kanun maddelerinin uyumlu olmadığına, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde … Jandarma Karakol Komutanı olarak görev yapan şikâyetçinin … Mahallesi mevkiinde meydana gelen taksirle ölüme neden olma olayına müdahale etmek için olay yerine gittiği, sanığın gözaltına alınması için talimat verilen A.K.’yi olay yerinden uzaklaştırmaya çalıştığını gören şikâyetçinin sanığı uyardığı, ancak sanığın taşkın hareketlerine devam etmesi üzerine şikâyetçi tarafından sanığın da devriye aracına bindirilmesi talimatının verildiği, sanığın jandarma personeli olan A.A. ve A.Y. tarafından devriye aracına bindirilirken şikâyetçiye hitaben ”Terbiyesiz adam, ben geleneklerimi yaşıyorum.” diyerek hakaret ettiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunması, şikâyetçi ve tanık M.Y.’nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
3.Olay tutanağı, sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın şikâyetçiye yönelttiği sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.