YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10858
KARAR NO : 2023/5028
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/75 E., 2015/636 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin,10.07.2015 tarihli ve 2015/75 Esas, 2015/636 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 … ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’nin sanığa sattığı mallardan dolayı sanığın katılan …’ye borçlandığı, katılan …’nin birikmiş borçlarını ödemesi için sanığa talepte bulunduğu, sanığın katılan …’nin çalışanı olan tanık …’a katılan …’ye verilmek üzere suça konu keşidecisi … İplik Ltd. Şti. adına temsilen … Arı olan, … … adına düzenlenmiş, 15.04.2013 keşide tarihli, 0452987 çek nolu, 17.000,00 TL bedelli kopyalanıp sahte olarak düzenlenmiş çeki borçlarına karşılık ciro etmeksizin verip kullandığı iddiasıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 16.12.2014 tarihli ekspertiz raporunda; tetkike konu çekin ön yüzündeki yazıların … Arı’nın elinden çıkmadığı, tetkike konu çekin ön yüzünde atılı bulunan keşideci imzalarının … Arı’nın elinden çıkmayıp adı geçenin hakiki imzalarının model alınması suretiyle adına sahte olarak atıldığı belirtilmiştir.
Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 26.04.2013 tarihli ekspertiz raporunda; tetkike konu çekin üzerinde bulunan ” 1362FERAHEVLER ŞUBESİ ,902122996240, …, TR15 0001 2001 3620 0010 … 31 ,0452987, 18004422513,12 … 2012, 045298?012 13.2 000000001010003″ ibarelerinin, daha önce aynı yerlerde bulunan ibarelerin fiziksel yolla silinmelerinden sonra tahrifen oluşturulduğu, ancak silinen ibarelerin bulunduğu bölümlerdeki kağıt liflerinin deformasyona uğramış olması ve silinen ibarelerin üzerine tekrar halen mevcut ibarelerin basılmış olması sebebiyle bahse konu bölümlerdeki evvelce mevcut ibarelerin okunabilmesinin mümkün olmadığı, tetkike konu çek üzerinde fiziksel yöntemlerle yapılan silintilerin ilk nazarda ve kolaylıkla dikkati çekmeyeceği için inceleme konusu çekin iğfal kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 14.06.2013 tarihli ekspertiz raporunda; incelemeye konu çekin arka yüzü 3. ciranta hanesinde ” … Ekmek” içerikli kaşe üzerinde atılı bulunan ciranta imzasının …’ın elinden çıktığı, incelemeye konu çekin arka yüzü 4. ciranta hanesinde bulunan “… Sara, 64987253958, 05443632863 ” ibareli ciranta yazılarının ve adına atılı bulunan ciranta imzasının … …’ın elinden çıktığı, incelemeye konu çek muhtevasındaki diğer yazı ve imzaların …, … … ve …’in elinden çıkmadığı belirtilmiştir.
Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 27.06.2014 tarihli ekspertiz raporunda; incelemeye konu çekin arka yüzünde ” … Ekmek” içerikli kaşe izi üzerinde atılı bulunan ciranta imzasının …’ın elinden çıktığı, incelemeye konu çek muhtevasındaki yazılar ve atılı bulunan diğer imzaların …, …, … …, … … ve …’un elinden çıkmadığı belirtilmiştir.
3. Sanık aşamalarda; üzerine atılı suçu kabul etmediğini, suça konu çeki tanık …’tan aldığını, ona güvendiği için cirosunu almadığını, borçlarına karşılık katılan …’nin çalışanı olan tanık …’a verdiğini, çekin arkasını ciro etmediğini, sahte olduğunu bilmediğini savunmuştur.
4. Katılan … aşamalarda; suça konu çeki alacağına karşılık sanığın verdiğini beyan etmiştir.
5. Tanık … aşamalarda; suça konu çeki sanığa kendisinin vermediğini, bu çeki ilk defa gördüğünü, suça konu çekle herhangi bir ilgi ve alakasının olmadığını, sanıkla hiçbir ticari ilişkisinin olmadığını, sanığın iftira attığını beyan etmiştir.
6. Tanık … aşamalarda; katılan …’nin çalışanı olduğunu, suça konu çeki borçlarına karşılık sanığın kendisine verdiğini beyan etmiştir.
7. Mahkemece sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Adli Emanetin 2013/7879 Esas sırasına kayıtlı suça konu belge hakkında Mahkemesince bir karar verilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
3. Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108 … maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin beşinci fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde şartla salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının hükme bağlandığı, bu sebeplerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında tayin ve tespitinin yapılması gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına hükmedilmesi, hukuka aykırı görülmüş olup, bahse konu bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2015 tarihli ve 2015/75 Esas, 2015/636 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “Cezanın infazından başlamak üzere TCK 58/6-7 ve 5275 sayılı Kanun’un 108/4-6 maddeleri gereğince sanık hakkında 1 yıl süreyle denetimli serbestlik uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.