YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13496
KARAR NO : 2023/19629
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/527 E., 2020/287 K.
SUÇLAR : Mühür bozma, imar kirliliğine neden olma
HÜKÜMLER : Beraat, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen, imar kirliliğine neden olma suçu açısından bozma üzerine verilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının katılan Kurum vekili tarafından temyizi üzerine, mühür bozma suçu açısından yapılan ön inceleme neticesinde, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan bölge adliye mahkemelerinin, 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan karar uyarınca 20.07.2016 tarihinde göreve başlaması, mühür bozma suçundan verilen karar tarihinin 11.09.2020 olması ve anılan suç yönünden dosyanın daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmemesi karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesi gereğince bu suçtan kurulan beraat hükmünün istinaf yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 19.09.2014 tarihli ve 2012/477 Esas, 2014/822 Karar sayılı kararıyla sanığın, imar kirliliğine neden olma suçundan beraatine karar verilmiştir.
2. Anılan kararın Yargıtay 18. Ceza Dairesince bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine, kamu davası açılmasına rağmen bozma öncesi yargılama sonucunda karar verilmeyen mühür bozma suçundan ise sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Kurum vekilinin düşme hükmüne yönelik temyiz isteği, yapı kayıt belgesinin ruhsata aykırı kısımların tamamını kapsamadığına, dolayısıyla düşme kararı verilmesinde isabet olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, F.K. isimli kişinin Arnavutköy İlçesi Yeşilbayır Mahallesi 814 parsel üzerinde bulunan arazisi üzerine ruhsat almadan kaçak inşaat yaptığı, bu nedenle 13.09.2011 tarihinde yapı tatil tutanağı düzenlendiği, bu olay nedeniyle taşınmaz sahibi olan F.K. hakkında dava açıldığı, tutanak sonrasında inşaat faaliyetine son verilmesine rağmen 04.10.2011 tarihinde yapılan denetimde mührün bozularak inşaata devam edildiğinin belirlendiği, bu şekilde sanığın imar kirliliğine neden olma ve mühür bozma suçlarını işlediği iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mühür Bozma Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan bölge adliye mahkemelerinin, 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan karar uyarınca 20.07.2016 tarihinde göreve başlaması, mühür bozma suçundan verilen karar tarihinin 11.09.2020 olması ve anılan suç yönünden dosyanın daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmemesi karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesi gereğince bu suçtan kurulan beraat hükmünün istinaf yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
B. İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184 üncü maddesinin ilk fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Bozma kararı öncesi zamanaşımını son kesen işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 27.12.2013 tarihine göre, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Mühür Bozma Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, görevli ve yetkili bölge adliye mahkemesine iletilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan Kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.