YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10107
KARAR NO : 2023/19545
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/611 E., 2016/24 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında;
Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, bakanlığa hitaben yazdığı dilekçede eleştiride bulunduğuna, aşağılama kastı taşımadığına, lehe hükümler talebine rağmen uygulanmadığına ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Ceza infaz kurumunda bulunan sanığın, cezaevi kanalıyla göndermiş olduğu dilekçelerde “Cezaevi savcılığı makamındaki …, bu makamını cezaevi yönetiminin suçlarını örtbas etmekte kullanarak cezaevi personelini suç işlemeye teşvik ve davet etmektedir.”, “Cezaevi kantini yemekhanesi adeta bir rant merkezi olmuştur, bu cezaevi savcısı bunlardan pay aldığı içinmi hiçbir işlem yapmamaktadır.” cezaevi savcılığı makamındaki karakter kesin kanıtları dahi işleme koymadan cezaevi yönetimi ve memurlarının savunma avukatlığını yapmakta, C.savcılığı makamını kullanmaktadır.” şeklinde ibareler kullanmak suretiyle mağdurun şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil isnat ettiği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık tarafından gönderilen dilekçe içerikleri incelenip tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmama gerekçelerinin yerinde ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından sanığın temyiz sebeplerine dair, Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında da zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.