Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/14079 E. 2023/5174 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14079
KARAR NO : 2023/5174
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/39 E., 2018/192 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2012 tarihli ve 2008/321 Esas, 2012/1670 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden 3 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2012 tarihli ve 2008/321 Esas, 2012/1670 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 17.09.2015 tarihli ve 2015/10808 Esas, 2015/28905 Karar sayılı kararı ile sahte … belgesi kullanılması nedeniyle eylemin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının d bendinde tanımlanan “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri tayin ve takdiri görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/525 Esas, 2015/512 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiştir.
4. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2018 tarihli ve 2016/39 Esas, 2018/192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; 12.04.2018 tarihinde saat 09.30’da yapılması gereken duruşmayı 10:05’e kadar beklemesine ve üst katta bulunan Asliye Hukuk Mahkemesinde 10:10′ da yapılacak duruşmaya katılıp geleceğini bildirmesine rağmen yokluğunda hüküm kurularak savunma hakkının ihlal edildiğine, ayrıca 09.30′ da yapılacak duruşmaya trafik nedeniyle 3-5 dakika geç kalma ihtimaline binaen 15 dakika bekletme mazeret dilekçesi göndermiş olmasına ve 09.35 itibarı ile duruşma salonu önünde hazır olmasına rağmen yokluğunda yapılan duruşma zaptına bekletme mazeret dilekçesinin geçirilmemiş olmasına, sanık müvekkilinin her aşamada yüklenen suçu işlemediğini, kiraladığı aracı sahte belge ve vekalet ile satmadığını, satış işlemine katılmadığını, sadece … isimli kişiye alt kira sözleşmesi ile kiraladığını savunmasına ve savunmasının aksine delil bulunmamasına rağmen soruşturma aşamasındaki ifadesi esas alınarak ceza kararı tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, … isimli kişiden sözleşme yaparak kiraladığı aracı, hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşen … ile birlikte üzerinde …’in fotoğrafı, araç ruhsat sahibinin kimlik bilgileri bulunan sahte … belgesini noterde kullanarak, ruhsat sahibi sanığa satış yetkisi vermiş gibi düzenlettikleri vekaletname ile peşin para karşılığı … Otomotiv işleticisi …’ya satmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Şikayetçi … anlatımında: 2005 yılında galericilik işi ile uğraşırken … … … isimli arkadaşının sanık ile beraber BMW marka suç konusu araçla geldiklerini, sanık …’nun paraya sıkışık olduğunu aracı hemen satması gerektiğini söylediğini, ederinin bin euro aşağısına fiyat teklif ettiğini, aracın ruhsatı, ruhsat sahibinin kimliği ve vekaletinin de elinde olduğunu, … oto isimli galeriyi işleten … isimli arkadaşını aradığını, …’in parasını verip aracı satın aldığını, 500 euro kar payını kestikten sonra paranın tamamını …’ na verdiğini, 3- 4 gün sonra sahte belgelerle satıldığını söyleyerek polisin aracı …’den alması üzerine …’e araç bedelinin tamamını kendisinin ödemek zorunda kaldığını, … …’i aradığını ancak ulaşamadığını beyan etmiştir.
3. Sanık sorgusunda; aracı kiraladıktan sonra aracın … tarafından sahte belgeler ile satıldığını sonradan öğrendiğini, sahtecilik ile ilgisinin bulunmadığını beyan etmiş; soruşturma aşamasında müdafii huzurunda tespit edilen 03.09.2005 tarihli beyanında ise …’in fotoğrafının aracın ruhsat sahibinin kimlik bilgilerinin bulunduğu sahte … belgesini … ile birlikte yaptırdıklarını, sahte … belgesini ibraz ederek ruhsat sahibi vermiş gibi vekaletname çıkarttırarak aracı sattıklarını beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Tanık sıfatıyla dinlenen … yeminli anlatımında; …’nın elinde satılık bir BMW olduğunu söylemesi üzerine aracı satın alıp galerisine koyduğunu, 3-4 gün sonra polisin gelip çalıntı olduğunu söyleyerek aracı zaptettiğini, bunun üzerine …’ya ulaştığını, …’ın aracın parası olan tüm zararını karşıladığını, beyan etmiştir.
5. Hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşen … anlatımında; sanık …’nu cezaevinden tanıdığını, evlenmek üzere olduğu için araç kiralamak istediğini bu sebeple kendisi ile irtibata geçerek BMW marka bir araç kiraladığını, sonra da iade ettiğini, notere gidip işlem yaptırmadığını, sahtecilik işlemlerine karışmadığını, … …’in birlikte tekstil işi üzerine şirket kuralım diyerek bir fotoğrafını aldığını, sonrasında neler olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
6. Mahkemece yüklenen suçun sübutu kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında teşdiden ceza tayin edildiği hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasından anlaşıldığından, hüküm fıkrasında yer alan alt sınırdan ceza tayininin yeterli olacağı kanaati ibaresinin maddi hata niteliği taşıdığı kabul edilmiştir.
1. Sanık müdafiinin 9.30’da yapılacak duruşmaya trafik nedeniyle 3-5 dakika geç kalma ihtimaline binaen gönderdiği 15 dakika bekletme mazeret dilekçesinin duruşma zaptına geçirilmemiş olmasına dair temyiz nedeni, duruşmanın 10.05’den sonra yapıldığına dair beyanı karşısında sonuca etkili görülmediğinden; savunma hakkının kısıtlandığına dair sair temyiz nedenleri de belgelendirilmediğinden yerinden görülmemiş; iddia, savunma, şikayetçi ve tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamına göre yüklenen suçun sübut bulduğunu kabul eden Mahkemenin takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2018 tarihli ve 2016/39 Esas, 2018/192 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.06.2023 tarihinde karar verildi.