Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/5209 E. 2023/1404 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5209
KARAR NO : 2023/1404
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/348 E., 2018/12 K.
KARAR : Red

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar ve asli müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Davalı Hazine vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı … ve arkadaşları dava dilekçelerinde; … ili Merkez ilçesi … Kasabası’nda bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri 12.000 m² yüzölçümlü tapusuz taşınmaz hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın adlarına tescilini istemişlerdir.

2. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1942 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu’na (3116 sayılı Kanun) göre yapılıp kesinleşen orman tahdidi, daha sonra 1975 yılında 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun’a (1744 sayılı Kanun) göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde, 1988 yılında 3302 sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’a (3302 sayılı Kanun)
göre yapılıp kesinleşen sınırlaması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu ve 2/B, sınırlaması yapılmış ormanlarda ise, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması çalışmaları mevcut olup, genel arazi kadastrosu işlemi 28.05.1970 tarihinde yapılmış ve sonuçları 20.08.1970 – 20.09.1970 tarihleri arasında ilân edilip kesinleşmiştir.

3. Yargılama sırasında, müdahiller …, …, …, …, … ve … 06.11.2008 tarihli dilekçeleriyle; çekişmeli taşınmazın yaklaşık 2500 m²’lik bölümünde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının yararlarına oluştuğunu ileri sürerek, bu bölümün adlarına tescili istemiyle; müdahiller …, … ve … ise, çekişmeli taşınmazda mirasen intikalden kaynaklanan hakları bulunduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını, davacıların işgal ettiği alanın 01.01.1981 ilâ 31.12.1981 tarihleri arasında 6000 m² olarak tespit edildiğini, 13.11.1997 ilâ 12.11.2002 tarihleri arasında bu alanın 10.000 m² olarak tespit edildiğini ve davacı adına tahakkuk ettirilen ecrimisillerin tamamının ödendiğini, davacı tarafın zilyetliğinin malik sıfatıyla olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuş ve ayrıca 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713/6. maddesi uyarınca taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “Davanın, TMK 713 madde gereğince imar ihya nedenine dayalı tescil davası olduğu, bozma ilamı üzerine belirtilen şekilde eksikliklerin giderildiği, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları neticesinde dava konusu taşınmazın 1952 yılında maki tefrik komisyonunca makilik alan olarak ayrıldığı, taşınmaz içerisinde iki adet ev, üç adet ahır ve ağaçların bulunduğunu ve taş duvar ile çevrili olduğu, taşınmazın imar, ihya ve zilyetlik yoluyla kazanılmasına olanak bulunmadığının bilirkişi raporları ile anlaşıldığı” belirtilerek, davacı ve müdahiller tarafından davalı aleyhine açılan tescil davasının reddine, dava konusu … ili … ilçesi … köyünde bulunan ve fen bilirkişi Kadir Aypar’ın 24.01.2008 tarihli raporuna ek krokisinde A ile gösterilen 7441 m2 lik ve B ile gösterilen 2165 m2 lik bölümlerin Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar ve asli müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

B. Gerekçe ve Sonuç
Dairemizin 07.03.2022 tarih ve 2021/8499 Esas, 2022/2018 Karar sayılı ilamıyla; “İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki kararın Yargıtay tarafından bozulmuş olduğu, Yargıtay bozma ilamında, yöntemince zilyetlik araştırması yapılması ve davacıların ve asli müdahilerin taşınmazda kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun belirlenmesi gereğine değinildiği, bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmeden karar verildiği, dava konusu taşınmazların maki tefrik komisyonlarınca makilik alanda bırakıldığı, bu sebeple zilyetlikle kazanılamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, orman tahdidi dışında bırakılan makilik alanların imar ve ihya ile kazanılabileceği, bu sebeple ilk derece mahkemesince davacılar ve asli müdahillerin yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerektiği, yapılan araştırmanın yeterli olmadığı, orman bilirkişisinden aldırılan raporda, çekişmeli taşınmazların 1995 basımı memleket haritasında kısmen açık alan kısmen de meyve ağaçları ile kaplı alanda kaldığı belirtilmesine rağmen, 1992 hava fotoğrafına göre taşınmazların büyük kısmının makilik alanda kaldığının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince bu çelişkinin neden kaynaklandığı araştırılmadan karar verildiği, ayrıca davanın, TMK’nin 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin olduğu, TMK’nın 713/3. maddesi uyarınca, bu nitelikteki davalarda Hazine ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliğine husumet yöneltilmesinin zorunlu olduğu, yasal hasım konumundaki tüzel kişiler davaya dahil edilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, somut olayda davanın, Hazineye husumet yöneltilerek açıldığı, ne var ki; karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun’un 1. maddesi gereğince çekişmeli taşınmaz bölümünün bulunduğu … Büyükşehir Belediyesi’nin sınırları il mülki sınırları olarak belirlendiğinden, davada ilgili kamu tüzel kişisi olarak yer alması gereken … Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın davaya dahil edilerek yöntemince taraf teşkili sağlanmadığı, taraf teşkili sağlanmasının dava şartlarından olduğu, bu şart sağlanmadan davanın esasına girilemeyeceği açıklanarak, ilk derece mahkemesince öncelikle davacıya … Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı davaya dahil ederek taraf teşkilini sağlaması hususunda süre ve imkan tanınması; taraf koşulunun sağlanması halinde yasal hasım olan … Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya karşı savunma ve delillerinin sorulup saptanması, bildirdiği takdirde delillerinin toplanması ve bundan sonra mahkemece hava fotoğraflarının incelenmesi suretiyle taşınmazın öncesinin ne olduğu ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında usulünce araştırma yapılması” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairemizin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı Hazine vekili karar düzeltme dilekçesinde; davacılar ve asli müdahiller lehine imar ihya şartlarının oluşmadığını, 1992 yılı hava fotoğrafında yerin makilik olarak göründüğünün belirtildiğini, dava tarihinden önce imar ihya süresinin dolmadığının açık olduğunu ve davanın reddedilmesi yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olduğunu açıklayarak, bozma kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde, davacılar ve asli müdahiller lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’ nun 713 üncü maddesi,

3. Değerlendirme
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilamında açıklanan gerektirici sebeplere göre, yerinde olmayan ve 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde yazılı hallerden hiç birisine uymayan, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, bu davalarda, taraf teşkilinin sağlanması açısından 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) nedeniyle Büyükşehir Belediyesinin davada yer almasının yanında, ilgili İlçe Belediyesinin de aynı kanun ve 4721 sayılı Kanun’un 713/3 üncü maddesi uyarınca davada yer alması zorunludur. Bu nedenle dava konusu taşınmazın bulunduğu Döşemealtı İlçe Belediyesinin de davaya dahil edilmesi gerekir.
Öte yandan, dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuki sebeplerine dayalı olarak 4721 sayılı Kanun’un 713/1 ve 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17 inci maddeleri gereğince tapusuz taşınmazın tescili istemi ile açılmış olmakla beraber, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’ nün parsel sorgu sayfasında yapılan araştırma neticesinde, dava konusu yerler hakkında parsel numarası verildiği anlaşılmakta olup, bu doğrultuda yargılama sırasında davaya konu taşınmaz bölümlerinin idari yoldan (imar uygulaması ve 4706 Sayılı Kanun Uyarınca yapılan satışlar neticesinde) tescil edilip edilmediği araştırılmak suretiyle, tamamen yada kısmen tapuya tescil edildiğinin belirlenmesi halinde, tapu kapsamında kalan yerler belirlenip, bu yerler yönünden davanın, tapu iptali ve tescil davasına dönüşmüş olacağı gözetilerek, tapu malikleri de davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir.

3. Ne var ki bu hususların, Dairemizin 07.03.2022 tarih ve 2021/8499 Esas, 2022/2018 Karar sayılı bozma ilamında maddi hataya dayalı olarak gözden kaçırıldığı ve İlk Derece Mahkemesi kararının, bozma ilamında belirtilen nedenlerin yanında yukarıda belirtilen nedenlerle de bozulması gerektiği anlaşıldığından, davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin bu yönüyle kabul edilerek ilaveli bozma yapılması uygun bulunmuştur.

VI. KARAR
Davalı Hazine vekilinin (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle sair karar düzeltme taleplerinin REDDİNE,

Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme taleplerinin (V.C.3.2.) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, Dairenin 07.03.2022 tarih ve 2021/8499 Esas, 2022/2018 Karar sayılı ilamıyla belirtilen bozma nedenlerine (V.C.3.2.3) no.lu bentteki gerekçelerin de ilave edilmesi suretiyle BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.