Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2640 E. 2023/3690 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2640
KARAR NO : 2023/3690
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/530 E., 2022/330 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/369 E., 2020/331 K.

Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 115 parsel sayılı taşınmazın 1/6 paylı hissedarı olduğunu, davalının dava konusu taşınmazda 2018 yılı Şubat ayında 10.000,00 TL bedelle pay satın aldığını, satışın diğer hissedarlara bildirilmediğini, müvekkilin satış işleminden haricen haberdar olduğunu, davacının yasal ön alım hakkını kullanmak istediğini, belirterek davalı adına kayıtlı payına ait tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda fiili taksimin bulunduğunu, satıcı … ile diğer hissedarlar arasında husumet bulunduğunu, her ne kadar tapuda satış bedeli 50.000,00 TL olarak gösterilmiş ise de, gerçek satış bedelinin 200.000,00 TL olduğunu, dava dışı …’ın ısrarı üzerine tapuda satış bedelinin 50.000,00 TL olarak gösterildiğini, dava dışı ….’dan bu konuda makbuz aldığını, …’ın kendisini zarara uğrattığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/6762 soruşturma sayılı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 200.000,00 TL üzerinden satın alındığına dair dava dışı …’dan bu konuda makbuz aldığı iddia edilmişse de söz konusu belgelerin adiyen yazılı olduğu ve her zaman düzenlenmesi imkanının bulunduğu, öte yandan TBK’nın 19 uncu maddesi gereğince, sözleşmenin taraflarının üçüncü şahıslara karşı muvazaa iddiasında bulunamayacakları, her ne kadar davalı vekili 30.10.2020 tarihli dilekçesi ile ıslah talebinde bulunmuş ise de, belirtilen ıslahın HMK’nın 176 ve devamı maddelerine uygun olmadığı gerekçesiyle davanın resmi senetteki satış bedeli ve tapu harcı üzerinden hesaplanan ön alım bedeli üzerinden kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim bulunduğu, mahkemece öncelikle bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi kanaate varılması halinde de davalının gerçek satış bedeli üzerinden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 371 inci maddesi gereğince eksik vergi harcını tamamladığını, ilgili dekontun mahkemeye sunulmasına rağmen dikkate alınmadığını, gerçek satış bedeli ve tapu harcının depo edilmesinden sonra davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek açıklanan ve resen nazara alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 115 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 pay sahibi … tarafından bizzat 50.000,00 TL bedelle Altındağ Tapu Müdürlüğünden 17.08.2018 tarihli 32186 yevmiye No.lu resmi senet ile …’a satıldığı, taşınmazda fiili taksimin bulunmadığı, davalı … tarafından satış bedelinin gerçek miktarını beyan ederek eksik tapu harcı ve pişmanlık zammı ödeme isteğine ilişkin 27.08.2020 tarihli banka dekontu ile 4.431,00 TL vergi ödediğinin anlaşıldığı, düzeltme işleminin ön alım davasının açıldığı 20.06.2019 tarihinden sonra gerçekleştiği, yapılan bu işlemin 4721 sayılı Kanunu’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük kuralına uygun olmadığı, 6098 sayılı TBK’nın 19 uncu maddesi gereğince, sözleşmenin tarafları üçüncü şahıslara karşı muvazaa iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 732, 733 ve 734 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.