YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16776
KARAR NO : 2023/20191
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/655 E., 2022/197 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2013 tarihli ve 2011/200 Esas, 2013/153 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
a. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına,
b. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına,
2. Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2016 tarihli ve 2015/311 Esas, 2015/510 Karar sayılı kararıyla, sanığın, denetim süresi içerisinde, Banaz Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/287 Esas, 2015/349 Karar sayılı dosyası kapsamında, suç tarihi 26.03.2014 olan kamu malına zarar verme suçunu işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümlerin aynen açıklanması suretiyle mahkûmiyetine,
3. (2) Nolu bölümde belirtilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.05.2021 tarihli ve 2020/14760 Esas, 2021/161157 Karar sayılı ilâmıyla, kararın gerekçe içermemesi nedeniyle bozulmasına,
4. Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2022 Tarihli ve 2021/655 Esas, 2022/197 Karar sayılı kararıyla hakkında,
a. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, dava zamanaşımının dolduğuna, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, sanığın aktif bir direnişinin bulunmadığına, tanık anlatımları dışında somut bir delilin olmadığına, tanıkların kamu görevlisi olması nedeniyle mesai arkadaşları lehine beyanda bulunabileceklerinin dikkate alınmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gereği sanık savunmasına itibarla hüküm kurulması gerektiğine, sanığın savunmasında pişman olduğunu belirtmesine rağmen 5237 sayılı Kanun’un 50, 51, 62 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin tatbik edilmediğine, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğuna, cezanın şahsileştirilmediğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, 155 polis imdat hattını arayarak rahatsız olduğunu ve hastaneye götürmesinin tanık polis memuru F. B.’ye söylemesi üzerine tanığın, sanığın adresine ambulans yönlendirdiği, bir müddet sonra 112 acil görevlilerinin polis merkezini arayarak sanığın zorluk çıkardığını belirtmeleri üzerine ekiplerin adrese gittiği, taşkınlıklarına devam eden ve ambulansla acil polikliniğine kaldırılan sanığın polis memurlarına ve kendisine müdahale eden sağlık personellerine yönelik “Allah’ını, kitabını sinkaf ettiklerim.” dediği, polis memuru olan mağdurlara yönelik aktif direnme göstererek “Karakolun camlarını kıracağım.” ayrıca mağdur … G.’ye yönelik “Seninle yarın görüşürüz, ben yarın dışarıya çıkınca senin ananı sinkaf etmezmiyim.” demek suretiyle hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Mağdurların anlatımları, 06.12.2010 tarihli tutanak içerikleri ve tüm dosya kapsamıyla, sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayıp, sanık hakkında önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile yeniden suç işlediği tarih arasındaki durma süresi de dikkate alındığında 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının gerçekleşmediği belirlenmekle birlikte, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmış olması ve sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca aynen açıklanması gerekliliği gözetilerek hüküm kurulmuş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde, mağdur sayısı dikkate alınıp, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması sırasında alt sınırdan uzaklaşılarak artırım yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Eleştiri dışında cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.