Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2022/11177 E. 2023/2677 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11177
KARAR NO : 2023/2677
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/473 E., 2022/2242 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü-yeniden esas hakkında hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 7. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2019/519 E., 2020/550 K.

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın her iki taraf vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kısmen kaldırılarak bu yönlerden yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-karşı davalı erkek vekili dava dilekçesi ile süresinde sunduğu cevaba cevap ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; kadının erkeği hasta ve zor zamanlarında yalnız başına bıraktığını, müvekkili ile aynı çatı altında yaşamaktan kaçındığını, müvekkilinin yaşlı, hasta ve zor durumundan maddî kazanç elde etmeye çalıştığını, aile konutunu sık sık terk ettiğini ve … süre annesinin yanında kaldığını, erkeğin kadını birçok kez ortak konuta davet ettiği halde kadının maddî şartlar öne sürdüğünü, bu taleplerinin arkasının kesilmediğini, kadının üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmediğini, erkeğin önceki evliliğinden olan kızlarına karşı kötü davrandığını, hastanede olan erkeğin bakım ve tedavisi ile ilgilenmediğini, o esnada ortak konutta bulunmayan kadından, erkeğin birlikte eve gitmeyi önerdiğinde kadının para istediğini, para vermeyince eve dönmediğini, artık aralarında evlilik birliğinin tamamen ortadan kalktığını ileri sürerek evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, müvekkili yararına aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 20.000,00 TL maddî 20.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-karşı davacı kadın vekili süresinde verdiği cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin gerek düşük yaptığı gerekse hasta olduğu dönemlerde erkeğin müvekkilinin yanında olmadığını, onunla ilgilenmediğini, refakat etmediğini, hastane masraflarını karşılamadığını, kadını birkaç kere annesinin evine bıraktığını, kadının erkeğin önceki evliliğinden olan kızı Meryem tarafından hor görüldüğünü ve müvekkiline karşı doldurulduğunu, son olarak 2019 yılının başında erkeğin çocuklarının dolduruşu ile kadını baba evine bıraktığını, bıraktıktan sonra da arayıp sormadığını, erkeğin son zamanlarda aktifinde bulunan taşınır ve taşınmazları özellikle çocukların etkisinde kalarak eksiltme ve azaltma yoluna gittiğini savunarak ve iddia ederek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, müvekkili yararına aylık 2.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadının; maddî talebinin karşılanması şartı ile eve dönmeyi kabul ettiği ve eşinin çocuklarına kötü davrandığı; erkeğin ise eşinin hastalığı ve hastane masrafları ile ilgilenmediği; gerçekleşen olaylar nedeniyle taraflar arasında şiddetli geçimsizlik bulunduğu, taraflar arasında oluşan şiddetli geçimsizlik altında evlilik birliğini devam ettirmenin mümkün olmadığı, evlilik birliğinin devamında taraflar ve toplum yönünden korunmaya değer bir yarar tespit edilmediği, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları belirtilerek her iki davanın kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, erkeğin tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine, kadın yararına aylık 450,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, tarafların maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde her iki taraf vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı erkek vekili; kusur belirlemesinin hatalı olduğunu, müvekkili yararına nafakaya hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin tazminat taleplerinin reddinin … olmadığını, kadının nafaka taleplerinin reddi gerektiğini belirterek; kusur belirlemesi, erkeğin reddedilen tazminat ve nafaka talepleri ile kadın yararına hükmolunan nafakalar yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı-karşı davacı kadın vekili; kusur belirlemesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin tazminat taleplerinin reddinin … olmadığını, nafakaların az olduğunu belirterek; kusur belirlemesi, kadının reddedilen tazminat talepleri ile nafaka miktarları yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflara İlk Derece Mahkemesince yüklenen kusurlu davranışların sabit olduğu, tanık ifadelerinden ve tüm dosya kapsamından kadının; erkeğin hastalığı ile ilgilenmediği, ailesinin yanına gittiğinde bir … boyunca eve gelmediği, en son erkeğin hasta olan kadını getirip ailesinin yanına bıraktığı, hastaneden çıkan kadının erkeği arayıp kendisini almasını istediği, ama erkeğin gelip almadığı vakıalarına da taraflarca ayrı ayrı dayanıldığı gibi ispatlandığı, bu vakıaların da taraflara ayrı ayrı kusur olarak yüklenmesi gerektiği, neticeten; erkeğin; kadının hastalığı ve hastane masrafları ile ilgilenmediği, en son erkeğin hasta olan kadını getirip ailesinin yanına bıraktığı, hastaneden çıkan kadının erkeği arayıp kendisini almasını istediği, ama erkeğin gelip almadığı, buna karşılık kadının; maddî taleplerinin karşılanması kaydıyla eve dönmeyi kabul ettiği, erkeğin önceki evliliğinden olan çocuklarına kötü davrandığı, eşinin hastalığı ile ilgilenmediği, ailesinin yanına gittiğinde bir … boyunca eve gelmediği, bu şekilde tarafların boşanmaya yol açan olaylarda eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin kusur belirlemesine yönelik istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulüne, boşanmaya yol açan olaylarda yukarıda açıklandığı şekilde tarafların eşit kusurlu olduğunun tespitine; kadın yararına hükmedilen nafakaların miktarlarının uygun ve yerinde olduğu, tarafların tazminat taleplerinin reddinin … olduğu gerekçesiyle tarafların diğer istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı kadın vekili; müvekkilinin istinaf başvurusunun kısmen esastan reddi kararının hatalı olduğunu, kusur belirlemesi ve nafaka miktarları yönünden kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve nafaka miktarları yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; boşanmaya sebep olan olaylarda kusurun hangi tarafta olduğu, kadın yararına hükmedilen nafakaların miktarının dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 166 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 175 … maddesi, 176 ncı maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 … maddesi, 371 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen …, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.