Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12511 E. 2023/3677 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12511
KARAR NO : 2023/3677
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/44 E., 2019/23 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine ile Orman İdaresi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.2003 yılında yapılan kadastro sırasında, … ilçesi … Köyü 101 ada 1 parsel sayılı 1312,50 m² yüzölçümündeki taşınmaz su deposu bulunan tarla, 101 ada 65 parsel sayılı 13452,52 m² yüzölçümündeki taşınmaz mezarlık,103 ada 32 parsel sayılı 2364,39 m² yüzölçümündeki taşınmaz, senetsizden – zilyetliğe istinaden çeşme olan tarla nitelikleri ile; 101 ada 204 parsel sayılı 39080,50 m², 102 ada 52 parsel sayılı 103,50 m2, 106 ada 2 parsel sayılı 3306,19 m², 106 ada 3 parsel sayılı 32429,85 m², 106 ada 5 parsel sayılı 6067,58 m2, 106 ada 52 parsel sayılı 4541,29 m², 106 ada 53 parsel sayılı 4990,50 m² yüzölçümündeki taşınmazlar ise senetsizden – zilyetliğe istinaden tarla niteliğiyle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı Hazine, taşınmazların zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşmadığı iddiasıyla dava açmıştır.

II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; husumet ve sıfat yokluğu nedeniyle Hazinenin açmış olduğu davanın reddinin gerektiği, davayı Orman İdaresi açmamış olduğundan ve 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde sunduğu herhangi bir müdahale dilekçesi de bulunmadığından hak düşümü süresinin geçmiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2015 tarihli ve 2013/182Esas, 2015/4 sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile, 106 ada 3, 52 ve 50, 101 ada 204 ve 103 ada 32 parsel sayılı taşınmazların davalı adına yapılan kayıt ve tespitlerinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescillerine, 106 ada 2 ve 5, 102 ada 52 ve 101 ada 1 ve 65 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine, davalı … ve müdahale talebinde bulunan Orman İdaresi temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.10.2015 tarihli ve 2015/6211 Esas, 2015/8606 Karar sayılı ilamı ile; “Orman İdaresinin usulüne uygun bir katılımı veya usulünce açılmış bir davası bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddinin gerektiği, davacı Hazine ve davalı … Kişiliğinin temyiz itirazları bakımından ise taşınmazlarda imar ihya koşullarının oluşup oluşmadığının yeterince araştırılmadığı, tespit tarihinden 20 yıl öncesini gösterir resmi belgelerin incelenmediği, hava fotoğrafları üzerinde taşınmazların konumunun gösterilmemesi sebebi ile bilirkişi raporlarının denetlenemediği açıklanarak eksiklikler giderilmek üzere yeniden inceleme ve araştırma yapılması” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 103 ada 32 parsel sayılı taşınmazın davalı adına yapılan kayıt ve tespitin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, 106 ada 2, 3, 5, 52 ve 53, 101 ada 204, 1, 65, 102 ada 52 sayılı taşınmazların orman sayılmayan ve devletin hüküm tasarrufu altında bulunmayan yerlerden olup davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile bu taşınmazlara yönelik davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine ve Orman İdaresi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Hazine temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilen taşınmazların etraflarının ormanla çevrili olduğunu, bilirkişi raporlarına göre taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, orman vasfında olan bu yerlerin tapu ya da zilyetlik yolu ile kazanılmasının mümkün olmadığını, mahalli bilirkişi beyanlarına göre taşınmazlarda tarım yapılmadığını ve mezarlık harmanlık, su deposu olarak kullanılan yerler olduğunu, taşınmazların bir kısmının hava fotoğraflarında ağaçlarla veya otsu bitkilerle kaplı olduğunu, raporlar arasında çelişkiler olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

2.Asli Müdahil sıfatı ile Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların sınırında orman alanlarının bulunduğu, taşınmazların tamamının belgesizden tespit edildiklerini, eski tapu kayıtlarının olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak düzenlendiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı, değilse davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri

3. Değerlendirme
1.Asli müdahil sıfatı ile temyiz dilekçesi sunan Orman İdaresinin temyiz itirazları bakımından: Orman İdaresinin davaya usûlüne uygun bir katılımı veya usûlünce açılmış bir davası bulunmadığı anlaşıldığından temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.

2.Davacı Hazinenin 106 ada 2,3,5, 52 ve 53 parseller, 101 ada 1 ve 65 parsel, 102 ada 52 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları bakımından; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3.Davacı Hazinenin 101 ada 204 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları bakımından; Mahkemece bu taşınmaza yönelik davanın reddine karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; keşfe katılan bilirkişiler tarafından düzenlenen 14.06.2016 tarihli orman bilirkişi kurul ve fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun 1965 yılında yapılıp kesinleştiği, 2002 yılında bu orman kadastrosunun aplikasyonu ve 2/B çalışmaları yapıldığı, çekişmeli taşınmazın (a) harfi ile gösterilen 308,95 m2 kısmının kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı belirtilmiş; buna rağmen Mahkemece taşınmazın orman sınırları içinde kalan kısım yönünden de dava reddedilmiştir. Kural olarak, bir yerde orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiş, taşınmaz orman sınırları içinde kalmışsa o taşınmazın orman niteliği de kesinleşmiş olur. Orman sınırı içinde kalan bu taşınmazların tapu kayıtları hukuki değerini yitirir ve zilyetlik yolu ile edinilmeleri de mümkün değildir. Bu sebeple Mahkemece taşınmazın orman sınırları içinde kalan kısmı yönünden davanın kabulüne, davalı adına olan tapu kaydının iptaline karar verilmeli, tescil hükmü yönünden ise taşınmazın orman sınırları içinde kalan kısmının tapuya tescilli olup olmadığı araştırılarak mükerrer tescile konu olmayacak şekilde hüküm kurulmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Orman İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Orman İdaresinin temyiz hakkı bulunmadığından temyiz dilekçesinin REDDİNE,

B. Davacı Hazine Vekilinin Temyizi Yönünden
1. 106 ada 2,3,5, 52 ve 53 parseller, 101 ada 1 ve 65 parseller ile 102 ada 52 parsele yönelik temyiz itirazlarının (V.C.3.2.) no.lu bentte yazılı nedenlerle reddi ile hükmün bu parseller açısından ONANMASINA,

2. 101 ada 204 parsele yönelik temyiz itirazlarının (V.C.3.3.) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesin