Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11545 E. 2023/20141 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11545
KARAR NO : 2023/20141
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/129 E., 2015/711 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi sübuta, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine vesaireye yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Taraflar arasında suç tarihinden bir gün önce yaşanan tartışma nedeniyle anlaşmazlık bulunduğu, olay günü ilçe merkezinde karşılaştıkları, şikayetçinin sanığa “Bir dakika gel konuşalım.” demesi üzerine tartışmanın tekrar başladığı, kavgaya dönüşen tartışmada; sanığın şikâyetçiyi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir mahiyette yaralaması ve “Senin ananı ve sülaleni sinkaf edeceğim.” diyerek hakaret etmesi sebepleriyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sübuta Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Şikâyetçi beyanı, tanık anlatımları, adli rapor ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın üzerine atılı suçların sübuta erdiğinin kabulü yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı görülmüştür.
B. Haksız Tahrike Yönelik Temyiz İstemi Yönünden ve Sair Yönlerden
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Mahkemece tarafların arasında bir gün önce tartışma yaşandığının kabul edilmesi ve tanıkların tarafların birbirlerine karşılıklı olarak suç tarihinde hakaret ettiklerini beyan etmeleri karşısında; olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında kasten yaralama suçu bakımından 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu, hakaret suçu bakımından ise aynı Kanun’un 129 uncu maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2. Hakaret suçundan temel ceza tayin edilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası yerine üçüncü fıkrası olarak gösterilmesi,
3. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca en ağır cezayı içeren mahkûmiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, daha az cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması,
4. Kabule göre, sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesininde düzenlenen hırsızlık suçu olması ve 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre de, bu suçun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, anılan hükme ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp, uzlaştırmanın sağlanması halinde, tekerrüre esas başkaca sabıkasının da bulunup bulunmadığı belirlenip, sonucuna göre mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.