YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11093
KARAR NO : 2023/19318
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/135 E., 2016/170 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun’un) 265 inci ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki mahkûmiyet yönünden de 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilerek hükmün açıklanması geri bırakılmış olup, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hüküm aynen açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; sanığın samimi ikrarının verilen cezada indirim konusu yapılmadığına, olayın sanığın iradesini etkileyen sebeplerden dolayı gerçekleşmesine karşın Mahkemece bir daha suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmadığı gerekçesiyle sabıka kaydında kasıtlı bir suçtan mahkûmiyeti bulunmayan sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, müvekkilinin suç işleme kastının olmadığına, olayda sanığın iradesinin sakatlandığına, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması talebine yönelik bulunduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Alkollü şekilde araç kullanması nedeniyle hakkında işlem yapılmak üzere polis merkezine getirilen sanığın şikâyetçi polis memurlarına yönelik hakaret edip, kendine zarar vermeye başladığı esnada şikâyetçiler tarafından kelepçe takılmak suretiyle etkisiz hale getirilirken şikâyetçilerden …’ye vurup basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralanmasına sebebiyet vermek ayrıca diğer şikâyetçilere de tekme atmak suretiyle üzerine atılı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kapsamında tayin edilen denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkumiyet hükümlerinin açıklanması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca, Mahkemenin sanık hakkında cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesine, ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümleri uygulamasının yasal olarak mümkün olmadığı, sanığın kendi iradesiyle kullandığı alkolün atılı suçlar yönünden suç işleme irade ve kastını hukuken ortadan kaldırmadığı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca cezasından takdiri indirim uygulandığı dikkate alınarak yapılan incelemede sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Hakaret eyleminin polis merkezinin girişi olan aleni ortamda işlenmesine karşın 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve görevi yaptırmamak için direnme eyleminin birden fazla şikayetçiye yönelik gerçekleştirilmesine karşın aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanmamış ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümlerde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.