YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5192
KARAR NO : 2023/3386
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/302 E., 2022/419 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Havza Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/19 E., 2021/21 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. .. ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 139 ada 16 parsel sayılı 14.977,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 14.015,98 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı … ve … adına kayıtlı bulunan eski 139 ada 84 parsel sayılı 13.554,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, aynı ada ve parsel numarasıyla 15.354,74 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Uygulama kadastrosu çalışmaları sonucunda Hazine adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün küçüldüğünü ileri sürerek eski hale getirilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … 04.12.2019 tarihli celsedeki beyanında; davanın kendisiyle alakalı olmadığını ifade etmiştir.
2. Davalı … 09.06.2021 tarihli celsedeki beyanında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazlar arasında tesis kadastrosu zamanında sabit sınır bulunmadığı, davacıya ait taşınmazın 726.47 metrekarelik kısmının davalıya ait taşınmaza gittiğinin tespit edildiği gerekçesiyle “davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 139 ada 16 ve 84 parsel numaralı taşınmazların uygulama tespitlerinin iptaline; 17.05.2021 Hakim havale tarihli bilirkişi raporunda yer alan krokide; A harfi ile gösterilen 139 ada 84 parsel içerisinde gösterilen 726,47 m² yüzölçümüne sahip kısmın ifraz edilerek 139 ada 16 parsel numaralı taşınmaza dahil edilmesine, 139 ada 16 parselin toplam 14.742,45 m², 139 ada 84 numaralı parselin 14.628,27 m² olarak ölçümleri ile tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; 139 ada 13,15 ve 17 parseller ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılmadığını, bu itibarla, uygulama çalışmasının öncesi ve sonrasındaki duruma göre 139 ada 16 parsel numaralı taşınmazdaki azalmanın nedeninin tam olarak açıklanamadığını, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, davanın kısmen kabul edilmesine karşın yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılmasının ve vekalet ücreti konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ” Taşınmazlar arasındaki tesis kadastro paftasındaki sınır ile tesis kadastrosuna en yakın 1991 tarihli hava fotoğrafında belirlenen sınırın uyumlu olduğu, tersimat ve hesap hatasının belirlenmediği, 22-a uygulaması sırasında A harfi ile gösterilen 726,47 m2 lik kısmın davacıya ait 139 ada 16 parsel kapsamında kalması gerekirken, davalıya ait 139 ada 84 parsel kapsamına alındığının anlaşılmasına, bu kısım dışında davalı parselde başkaca bir yanlışlığın bulunmadığının anlaşılmasına, diğer komşu parsellere usulünce açılmış bir davanın bulunmamasına göre mahkemece davanın kısmen reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, 3402 sayılı Kadastro Kanun’un (3402 sayılı Kanun) 36/A maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; çekişmeli 139 ada 13, 15 ve 17 parseller ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılmadığını, bu itibarla, uygulama çalışmasının öncesi ve sonrasındaki duruma göre 139 ada 16 parsel numaralı taşınmazdaki azalmanın nedeninin tam olarak açıklanamadığını, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, davanın yenileme kadastrosuna itiraz davası olması, niteliği ve davada araştırılması gereken hususun yenileme kadastrosunun usulüne ve ilgili mevzuatına uygun yapılıp yapılmadığı olması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince davalı parsellerde başkaca bir yanlışlığın bulunmadığının anlaşılmasına, diğer komşu parsellere usulünce açılmış bir davanın bulunmamasına göre mahkemece davanın kısmen reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, uygulama kadastrosuna itiraz istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.