YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17470
KARAR NO : 2023/20218
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/562 E., 2016/508 K.
SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma, özel belgede sahtecilik, 5607 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma, ret
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanıklar …, … ve … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davaları hakkında hüküm kurulmamışsa da, dava zamanaşımı içerisinde bir hüküm kurulabileceği, 20.01.2016 tarihli 6. celsede tanık olarak dinlenilen, davaya katılma talebi olmayan ve bu yönde bir ara karar verilmeyen …’ün gerekçeli kararın başlık kısmında katılan olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu belirlenerek dosya görüşüldü.
1. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) vekilinin sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek için kurulan örgüte üye olma suçlarından kurulan hükümlere, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı vekilinin sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek için kurulan örgüte üye olma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
a. 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçu yönünden suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği, diğer suçlar yönünden de suçların nevine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma talebi reddedilen EPDK’nın kanun yoluna başvurma hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddeleri uyarınca, EPDK vekilinin, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
b. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma suçlarından doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı halde mahkemece Kanun’a aykırı gerekçeyle kamu davasına katılan olarak kabulünün, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na bu niteliği ve dolayısıyla Kanun yoluna başvurma hak ve yetkisini kazandırmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddeleri uyarınca, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı vekilinin, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Sanık … müdafiinin sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, O yer Cumhuriyet savcısının sanıklar …, …,…, …, …, ……. … ve … hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçu ve tüm sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek için kurulan örgüte üye olma suçlarından, katılan … ve Ticaret Bakanlığı vekilinin sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık … müdafiinin temyizinin özetle; müvekkilinin üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak delilin bulunmadığı, eksik inceleme ile karar verildiği, vaziyet planında bulunmayan tankların idari para cezasını gerektirdiğinin dikkate alınmayarak mahkumiyet hükmü kurulduğu, suçlamayı kabul etmemekle birlikte müvekkilinin cezalandırılmasına karar verilmesi halinde 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması gerekirken iki kez cezalandırılmasına karar verildiği bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu, O yer Cumhuriyet savcısı’nın temyizinin dosya kapsamından haklarında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan beraat kararı verilen sanıkların, sanık … ile birlikte atılı suçu işledikleri ve mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiği, ayrıca eylemlerin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlediği bu nedenle tüm sanıklar yönünden suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek için kurulan örgüte üye olma suçlarından da mahkûmiyet hükümleri kurulmasına yönelik olduğu; katılan … ve Ticaret Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin özetle; sanık … dışındaki sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkûmiyet kararı yönünden ise kamu zararının karşılanmadığı bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
1) O yer Cumhuriyet savcısının; tüm sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından, O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin sanıklar …, …,…, …, .. … ve … hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan beraat hükümlerinin temyizinde;
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik, O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmediğinden, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hükümlerin temyizinde;
Sanık hakkında, hükümlerden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22 nci maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenleme ile yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5/2 nci maddesi ile kovuşturma aşamasında uygulanması mümkün hale gelen etkin pişmanlığa ilişkin düzenlemenin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden Tebliğname’ye uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.