Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/1747 E. 2023/5335 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1747
KARAR NO : 2023/5335
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/453 Esas, 2023/482 Karar
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/308 Esas, 2023/341 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve (son) cümlesi, 158 … maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 43, 62, 52, 53, 58, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2023/453 Esas, 2022/482 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık, vasisi ve müdafisi ile katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz talebi; atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz talebi; sanık hakkında alt sınırdan ayrılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken alt sınırdan hüküm kurulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün Komiser Yardımcılığı sınavı ile ilgili örgüt üyelerine soruları verme ve kopya çekilme iddiaları ile ilgili olarak Van Cumhuriyet Başsavcılığınca … ile ilgili yapılan soruşturmada 2010 yılı komiser yardımcılığı kursu sınavında asil ve yedek olarak sıralamaya giren tüm adaylar ölçme ve değerlendirme bilirkişileri tarafından incelemeye tabi tutulmuş ve bilirkişi raporuna göre sanık …’ın da çok kuvvetli şüpheli olduğu tespit edildiği ancak kazanamadığı, 2011 yılında girmiş olduğu komiser yardımcılığı sınavı ile komiser yardımcısı olduğu, sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün hiyerarşisi içinde yer alıp, kendisine örgüt tarafından temin edilen sınav soruları ve cevapları ile komiser yardımcılığı sınavını kazanıp 01.08.2012 – 06.01.2017 tarihleri arasında komiser yardımcısı olarak çalışıp 10.786,08 TL fazla maaş alıp nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık atılı suçu işlemediğini, “çok şüpheli olduğu” bilirkişi raporuyla tespit edilen 2010 sınavını kazanamadığını, 2011 yılında sınavı kazandığını, bu sınavda da çok kuvvetli şüpheli değil orta ve az şüpheli olduğunun tespit edildiğini beyan etmiştir.
3. Dosya kapsamında dinlenen tanık … …; 2010 komiser yardımcılığına örgütten olduğunu bildiği sanığın teşvik ve ısrarı ile girmeye karar verdiğini, sınav sorularının sınavdan 3 gün önce sanığın da olduğu ortamda aldıklarını, sanıkla birlikte sınava girdiklerini beyan etmiş, sanığı tam ve kesin olarak teşhis etmiştir.
4. Dosya kapsamında dinlenen tanık …; 2011 yılında sanığın olduğu ortamda örgütten olduğunu bildiği sanıkla birlikte sınav sorularını 3 gün önce aldıklarını ve çalışıp sınava birlikte girdiklerini beyan etmiş, sanığı tam ve kesin olarak teşhis etmiştir.
5. 11.09.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın 2010 sınavında “çok kuvvetli şüpheli” olduğu tespit edilmiştir.
6. 26.01.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre, 2010 yılı sınavında Polis Akademisi tarafından düzenlene 80 soru üstünden iptal edilen 13 soru da dikkate alınarak sanığın örgüt üyeleri ile birleştikleri ortak doğru ve yanlışlar tespit edilmiştir.
7. Sanık hakkında düzenlenen Emniyet Genel Müdürlüğü fezlekesi dosya arasındadır.
8. İlk derece mahkemesince; Alan uzmanlarınca hazırlanan bilirkişi raporunda sanık …’ın bilirkişi raporunda nazara alınan kriterlere göre sınavdaki yüksek başarının kendi başarısı olmadığı kanaatine varıldığı, raporda sanığın çok kuvvetli şüpheli olduğuna yönelik kanaat oluştuğu ancak 2010 yılında sınavı kazanamadığı, 2011 yılında girmiş olduğu komiser yardımcılığı sınavı ile komiser yardımcısı olduğu, sanığın Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde 2017/166 Esas 2019/102 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği, bu kararın istinaf ve Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiği, Tanık …’un alınan beyanında sanığın ilçeden sorumlu polis abisi olduğunu ve sınav sorularını kendisine sanığın verdiğini beyan ettiği, sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün hiyerarşisi içinde yer alıp, kendisine örgüt tarafından temin edilen sınav soruları ve cevapları ile komiser yardımcılığı sınavını kazandığı ve bu şekilde uzun süre gelir elde ettiği, sanığın iddianamede yer verildiği şekliyle FETÖ üyesi komiser yardımcısı olarak amir pozisyonunda etkin bir şekilde emniyet içerisine yerleşmek amacıyla, sınavdan önce diğer örgüt mensuplarından soru ve cevapları elde ederek haksız bir şekilde kamu kurumu olan İçişleri Bakanlığını ve Emniyet Genel Müdürlüğünü aldatarak, sınavı kazandığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen kursa katılarak akabinde İçişleri Bakanlığı tarafından komiser yardımcısı olarak atandığı, usulsüzce atandığı kamu görevi nedeniyle haksız şekilde maaşlar alarak kamuyu zarara uğrattığı ve böylece Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Aleyhine Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarını işlediği kabulü ile mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
9. Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesince kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı cihetle hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde ayrı gerekçe konulmaksızın menfaat miktarının 10.786,08 TL olması ve 1078 gün üstünden adli para cezası belirlenmeye başlanması gerekirken 1080 gün üstünden belirlenmeye başlamak” suretiyle sonuç olarak fazla para cezası tayini dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2023/453 Esas, 2022/308 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasından “1080 gün”, “2160 gün”, “2700gün”, “2250gün”, “45.000,00TL adli para cezası” ibarelerinin kaldırılarak yerine sırayla “1078 gün”, “2156 gün”, “2695 gün”, “2245 gün”, “44.900,00 TL adli para cezası” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çankırı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.