YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8429
KARAR NO : 2023/3885
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2673 E., 2022/1143 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/261 E., 2021/150 K.
Taraflar arasındaki ilamsız takipte ödeme emrinin usulsüz tebligat şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; takipten önce şirket aleyhine Bakırköy 3. ATM’nin 2020/39 D. İş sayılı dosyalı ile ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibi başlatıldığını, ihtiyati hacze itirazları üzerine her hangi bir karar verilmediğini, 04.02.2020 tarihinde takip başlatıldığını, ödeme emrinin taşınma telaşında olunan müvekkiline TK 35. maddesi uyarınca yapıldığını, takipten 04/03/2020 tarihinde hacze gelinmesi sebebiyle haberdar olunduğunu, müvekkil şirketin elektronik posta adresi bulunduğunu, 7201 Sayılı Kanunun 7/a-7 maddesi uyarınca tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğunu, öte yanda TK 35’e göre yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, davalının müvekkilin adresini Bakırköy 7. ATM dosyasından bildiğini, aynı günlerde başlatılan iki ayrı takipten birinde bilinen fabrika adresine ödeme emri tebligatı çıkartılırken diğerinde TK 35’e göre tebliğ yapılmasının iyi niyetli olmadığını, kapıya haber kağıdının yapıştırılmadığını, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu belirterek davanın kabulüne, tebligatın usulsüz olması sebebiyle iptaline, ödeme emrini 04.03.2021 tarihinde öğrendiklerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde; tebligatın usule uygun olduğundan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile Bakırköy 5. İcra Müdürlüğü’nün 2020/2261 Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden davacı gönderilen örnek 7 ödeme emrinin tebliğinin usulsüz yapıldığının tespiti ile, tebliğ tarihinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince davacı şikayetçinin öğrenme tarihi olan 04.03.2020 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı istinaf başvuru dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davalı alacaklı tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde alacaklı tarafından borçlu aleyhine fatura alacağına istinaden ilamsız icra takibinde borçluya gönderilen ödeme emri tebligatının ” muhatap gösterilen adresteki güvenlik Ramazan Karakay’dan sorulduğu, muhatabın adresten ayrılmış olduğu ve yeni adresinin bilinmediğine dair sözlü beyanda bulunması üzerine çıkış merciine 07.02.2020 tarihinde iade edildiği” şeklinde olduğunun görüldüğünü, aynı adrese TK 35.maddesine göre 18.02.2020 tarihinde tebliğ yapıldığını, borçlu şirketin ticaret siciline bildirdiği adresine çıkartılan tebligat, adresin kapalı olması veya bu adresten taşınmış bulunması nedeni ile tebliğ edilemeden iade edilmiş ise, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, tebliği çıkaran merci, şirketin ticaret sicil adresine tebligat yapılmasını talep edeceğini, bu durumda tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılacağını ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağını, davacının e-tebligat adresini 06.12.2021 tarihinde ödeme emri tebliğ tarihinden sonra edindiği UYAP’ta görülmüş olduğunu, ayrıca davalı-alacaklı tarafından ibraz edilen ekran görüntüsünde de e-tebligat adresi bulunmadığı belirtildiğini, davacı şirket adına çıkartılan bila iade edilen 1. tebligat mazbatasında beyanına başvurulan güvenlik görevlisi Ramazan Karatay’ın beyanı alınmış ise de, imzanının alınmadığı, imzadan imtina edip etmediği hususunun mazbataya yazılmadığını, bu hali ile geçersiz olduğunu, bila gelen tebligat esas alınmak suretiyle TK 35. maddeye göre yapılan tebliğ işlemi TK ve Tebligatın Uygulanmasına Dair Yönetmeliğe göre usulüne aykırı olduğundan, mahkemece tebligatın usulsüzlüğü şikayetinin kabulü ile ıttıla tarihinin tebliğ tarihi olarak kabulüne karar verilmesi hukuken yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı istinaf dilekçesini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 16. madde, Tebligat Kanunu 35. madde.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.