YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1324
KARAR NO : 2023/988
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/512 Esas, 2022/12 Karar
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki iş yeri devir sözleşmesinin iptali ve menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 365 AVM’de kiracısı olduğu işyerini noter kanalıyla müvekkiline 01.07.2009 tarihinde devrettiğini, devir yapılırken devredilen yerin açılması ve çalışılması için hiçbir hukuki sorunun olmadığının ifade edildiğini, bu durumun devir sözleşmesinde “Çankaya Belediyesinde …sicil numaralı işyeri açma ruhsatlı işyerimi devrettim” şeklinde belirtildiğini, devir bedeli olarak 20.000,00 TL’ye anlaşıldığını, bunun 3.000,00 TL’sinin peşin, geri kalanının da her biri 1.000,00 TL’lik toplam 17.000,00 TL’lik bonoların davalıya verildiğini, işyeri ruhsatı almak için Çankaya Belediyesine başvurulduğunda Belediyece, devredilen yerin bağımsız bölüm olmadığı, kiosk niteliğinde olsa dahi işyeri olarak işletme projesinin bulunmadığı, ortak alan olarak bilinen merdiven altı tabir edilen yerlerden olduğu, diğer özellikleri sebebiyle de işyeri olarak kullanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle ruhsat verilmediğini, sonrasında AVM’yi işleten şirketle kira sözleşmesini feshederek, faaliyete son verildiğini; ancak davalıya verilen peşinat ve senetlerin ödenmiş olduğunu ve ödenen tutarların karşılıksız kaldığını beyan ederek davalıya verilen 17.000,00 TL’lik bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 05.12.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle alacak talebini 19.000.00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının söz konusu işyerinin vasıf ve özelliklerini bilerek devraldığını, bu nedenle hataya düşürüldüğü iddiasının hukuki değeri bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 01.11.2019 tarih, 2014/1106 E. ve 2019/850 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davalının edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 08.06.2021 tarih, 2020/1577 E. ve 2021/4865 K. sayılı kararıyla Mahkemece hukuki ayıp bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de sözleşmede belirtilen devre konu iş yeri ruhsatının kapsamının açık bir şekilde yazılmış olduğu, iş yeri ruhsatına göre söz konusu iş yerinde sadece pasta satışının yapılabileceği; ancak masa ve sandalye konulamayacağı, sıcak yiyecek satışının yapılamayacağının açıkça belirtildiği, bu durumda Çankaya Belediye Başkanlığı Ruhsat Denetim Müdürlüğünün 09.10.2009 tarihli yazısında da belirtildiği üzere ruhsatlandırılan alanda 29.09.2009 tarihinde tespit edilen aykırılıkların davacı tarafın iş yerini devir aldığı tarihten sonra saptanmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda davalı devreden şirketçe işyerinde ruhsat kapsamı dışında faaliyet gösterildiği ve işyerinin bu haliyle davacı tarafından devralınmış olduğunu gösterir bir delil ibraz edilmediği gözetildiğinde işyerinin hukuki ayıplı olarak teslim alındığına ilişkin davacı iddiasının ispatlandığının kabulü doğru olmadığı gibi bir an için aksi düşünülecek olsa dahi bu durumda dahi ancak açık bir ayıptan söz edilebileceği, bu kapsamda da süresinde yapılmış bir ihbarın bulunmadığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle kesinleşmiş iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadığı, olmayan bir ruhsatın da devrinin mümkün olamayacağı, bu nedenle işyerinin davalı tarafından kullanım amacına uygun teslim edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmede devre konu iş yeri ruhsatının kapsamının açık bir şekilde yazılmış olduğu, iş yeri ruhsatına göre söz konusu iş yerinde sadece pasta satışının yapılabileceği; ancak masa ve sandalye konulamayacağı ve sıcak yiyecek satışının yapılamayacağı açıkça belirtildiği, bu durumda Çankaya Belediye Başkanlığı Ruhsat Denetim Müdürlüğünün 09.10.2009 tarihli yazısında da belirtildiği üzere ruhsatlandırılan alanda 29.09.2009 tarihinde tespit edilen aykırılıkların davacı tarafın iş yerini devir aldığı tarihten sonra saptanmış olduğu, davalı devreden şirketçe işyerinde ruhsat kapsamı dışında faaliyet gösterildiği ve işyerinin bu haliyle davacı tarafından devralınmış olduğunu gösterir bir delil ibraz edilmediği, işyerinin hukuki ayıplı olarak teslim alındığına ilişkin davacı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçesinin dosya kapsamı ile uyuşmadığını, davalı tarafın devir sözleşmesinde işyerinin ruhsatlı olduğunu bildirdiği ve devam eden resmi yazışmalarda da bu beyanında ısrar ettiğinin sabit olduğunu, bu hususun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 36 ncı maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin usuli kazanılmış haklarının korunmadığını, davanın iki kez kabulüne karar verildiğini, davalının temyiz sebepleri arasında ayıba dayanmadığını, müvekkilinin ruhsatlı olmadığı gizlenerek devredilen yere devir aldığı tarihten ihtarname gönderdiği tarihe kadar iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almak için uğraştığını ve proje tadilatı yapılmadan bu işin olmayacağını kesin ve net olarak öğrenince de ihtarname gönderdiğini, bozma kararının dosya kapsamı ile uyuşmadığı gibi verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu, açık ayıp olduğu kabul edilse dahi ihtarnamenin süresinde olduğunu, müvekkilinin zararının, devir için ödediği paranın genel hükümlere göre tazmini gerektiğini, bilirkişi raporunda da müvekkilinin haklı olduğunun tespit edildiğini, dosyadaki belgelere göre davalı şirketin beyan ile geçici işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldığını fakat beyanın doğruluğunun araştırılması sırasında davalıya geçici ruhsatı verilen işyerinin projesinde bağımsız bölüm olarak düzenlenmediğinin tespit edilmesi üzerine 15 gün süre verilerek eksikliklerin giderilmesi aksi halde verilen geçici ruhsatın iptal edileceğinin bildirildiğini, proje tadilatı gerektiren eksiklikleri 15 gün içerisinde gideremeyeceğini anlayan davalının 20.06.2009 tarihinde Belediyeye müracaat ederek işyerini kapattığını bildirdiğini fakat bu durumu müvekkili davacıdan gizlediğini ve iş yerinin ruhsatının bulunduğunu söyleyerek işyerini davacıya devrettiğini, taraflar arasındaki noter tasdikli 01.07.2009 tarihli sözleşmede davacının “iş yeri açma ve çalışma ruhsatlı iş yerini devraldığını” beyan ettiği görüldüğünden ruhsatın kesin ve daimi nitelikte olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ayıp nedeniyle iş yeri devir sözleşmesinden dönme, peşin ödenen bedelin iadesi ile menfi tespit istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 23 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.