YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6032
KARAR NO : 2023/999
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1283 Esas, 2020/4091 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2011/756 E., 2017/1264 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete işyeri güvencesi yangın poliçesiyle sigortalı olan Point Medikal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait iş yerinin davalı ….’nin etilen oksit gaz karışım tüp üreticisi, Ekol Medikal Elk. ve Medikal Cihaz Sanayi’ nin sterilizasyon cihaz üreticisi, davalı Allianz Sigorta A.Ş.’nin tehlikeli maddeler zorunlu sorumluluk poliçesiyle sigortacısı olduğu teras katında bulunan sterilizasyon cihazına bağlı etilen oksit tüpü ile cihaz arasındaki hat veya regülatör ağzından sızan gaz nedeniyle ortamda bulunan elektrik tesisatında oluşan ark/kıvılcım sonucunda meydana gelen infilak sonucunda hasar gördüğünü, ekspertiz incelemeleri sonucunda sigortalıya 250.000,00 TL tazminat ödendiğini ileri sürerek 250.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; zarara neden olan patlamanın tüpten değil ara bağlantıdan kaynaklandığını, dava konusu zararın tehlikeli maddeler zorunlu sorumluluk sigortası dışında olduğunu, davaya konu hadisenin poliçede belirtilen lokasyonlarda meydana gelmediğini, talep olunan tazminat miktarının fahiş olduğunu, faiz söz konusu olur ise dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı …. vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket tarafından dolumu yapılan tüplerde herhangi bir patlama oluşmadığını, patlamanın sterilizatör ünitesinde meydana geldiğini, davalı şirket tarafından dolumu yapılan etilen oksit tüpünün sterilizatör ünitesi ile aynı katta bulunduğunu, etilenoksit tüpünün vanasında yanma görüldüğünü bu yanmanın tüp ile sterilizatör arasındaki hortumda kalan yanıcı etilenoksit gazının patlama ile yanarak tüpe ulaşması neticesinde oluştuğunun gözlemlenerek rapor edildiğini, tüplerden sızan gazın patlamaya neden olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu patlamanın kaynağının gaz tüpü veya sterilizasyon cihazı olamayacağının ve rizikonun gerçekleşmesinde davalılara atfedilecek kusurun, sorumluluğun bulunmadığı belirlendiği, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı … aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki soruşturma belgeleri, ceza dosyası ve bilirkişi raporları kapsamında sigortalı mahalde gaz kaçağının mevcut olduğu ve tehlikeli maddenin sızıntı yapmak suretiyle birikme yaptığı, patlamanın da bundan meydana geldiğinin tespit edildiğini, davalı ….’nin gaz kaçağının kaynağı tüpün üreticisi, davalı … mirasçısı Ekol Medikal’in sterilizasyon cihazı üreticisi, davalı Allianz Sigorta A.Ş.’nin ise tehlikeli maddeler sorumluluk poliçesi kapsamında sorumlu olmasına karşın davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda patlamanın kaynağının tüp ve sterilizasyon cihazı olduğunun net biçimde ortaya konulduğunu, hiçbir yer/mekan kısıtlaması olmaksızın tehlikeli atıkların toplanması, taşınması, geçici ve ara depolanması, geri kazanımı, yeniden kullanılması ve bertarafının sigortanın kapsamında bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan poliçede rizikodan sorumluluğun yer bakımından sınırlandırıldığı, olay yerinde elde edilen somut bulguları, bilimsel ölçütlere göre meydana gelen patlamayla nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde değerlendiren bilirkişi raporları ile davalı Allianz Sigorta A.Ş. yönünden, rizikoyu yer bakımından sınırlandıran davalılardan …. ile akdedilen 01.07.2010 başlangıç, 01.07.2011 bitiş tarihli Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi içeriği karşında davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işyeri sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’ nun 71 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosya kapsamında mevcut 10.03.2011 tarihli yangın raporunda olayın ortaya çıkış şeklinin belli olup mahkemece yapılan keşifte dava konusu patlamanın gerçekleştiği işyeri yenilendiği için bilirkişiler tarafından bu konuda bir tespit yapılamamıştır. Bu nedenle olayın oluş şekline göre davalıların kusur oranlarının iç ilişkilerine göre değerlendirilmesi gerektiği, tehlike sorumluluğunda kural olarak sorumluların zarar görenin illiyet bağını kesecek ağırlıktaki kusuru nispetinde sorumluluktan kurtulabilecekleri, üçüncü kişinin kusurunun ise ancak rücuda dikkate alınacağı hususları göz ardı edilerek mahkemece dava konusu patlamanın ve rizikonun gerçekleşmesinde davalılara atfedilebilecek kusurun, sorumluluğun bulunmadığı şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.