Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/5216 E. 2023/1508 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5216
KARAR NO : 2023/1508
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/182 Esas, 2015/230 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne verilmiştir.

Kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkeme tarafından Dairemiz ilamına karşı direnilmiştir.

Direnme kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2021 tarih, 2018/(19)11-1106 E. ve 2021/1666 K. sayılı ilâmı ile direnme kararının yerinde olduğuna karar verilerek miktar yönünden davalı vekilinin temyiz itirazlarına ilişkin inceleme yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiş olmakla Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile toptan gıda satışı yapan davalı arasında bulunan ticari ilişki kapsamında 31.12.2009 tarihi itibariyle davalı tarafından beş adet fatura ile toplam 26.044,35 TL bedelli mal gönderildiğini, müvekkili tarafından 44.500,00 TL ödeme yapıldığını, davalının 18.455,65 TL borcunun 2010 yılına devrettiğini, 20.10.2010 tarihine kadar devam eden ticari ilişki sonucunda davalının 44.674,41 TL bakiye borcunun olduğunu, borcun ödenmesi için davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacının yaptığı ödemeler nedeniyle borcunun bulunmadığını, örf ve âdete uygun olarak siparişlerin gönderilmesi ile ödemelerin yapıldığını, davacının avans olarak ödeme yapıp kendilerine malların gönderilmediği yönündeki iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 27.02.2014 tarih, 2012/410 E. ve 2014/82 K. sayılı kararıyla; alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalıya 192.013,59 TL ödeme yaptığı, karşılığında davalı tarafından 147.339,18 TL bedelli mal teslim edildiği, davacı ödemesinin karşılıksız kalan kısmının 44.674,41 TL olduğu, davalı vekilinin bilirkişi raporlarında belirtilen üç adet 25.000,00 TL bedelli, 27.000,00 TL bedelli ve 39.960,00 TL bedelli çeklerin ödenmediğini bildirmiş ise de, yapılan araştırma sonuçlarına göre bankaca verilen cevapta, çeklerin iki adetinin Portakaloğulları Et Gıda San. ve Tic. A.Ş., bir adetinin Çakır Gıda şirketi tarafından tahsil edildiğinin bildirildiği, bu şirketlere yazılan müzekkere cevaplarına göre, çeklerin davalı tarafından kendilerine ibraz edildiği ve çek bedellerinin davalının borcundan mahsup edildiğinin belirtildiği, çeklerin davalı tarafından kullanıldığı ve bedelinin davalı lehine tahsil edildiği anlaşıldığından davalının çeklerin ödenmediği iddiasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın 44.674,41 TL asıl alacak üzerinden iptaline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 09.06.2014 tarih, 2014/6874 E., 2014/10729 K. sayılı ilamı ile davalı tarafın üç adet çekin kendisine verilmediğini ve çeklerdeki ciro imzalarının kendisine ait olmadığını belirtmiş olup, söz konusu çeklerin davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı bilirkişi raporundan anlaşıldığı, davalının üç adet çekteki ciro imzalarına yönelik itirazı ile diğer üç çeke yönelik savunması üzerinde durulup bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınacak usulüne uygun bilirkişi raporu sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Özel Dairenin bozma kararında üç adet çekteki ciro imzalarının incelenmesi ve diğer üç adet çeke ilişkin savunma üzerinde durulması ifadesi kullanılmakla davalının altı adet çeke ilişkin itirazının söz konusu olduğu düşüncesinin oluşturulduğu, ancak dosyada davacı vekilinin dava dilekçesinde üç adet çekin ödeme amaçlı olarak davalıya verildiğinin belirtildiği, sanki altı adet çek varmış gibi bozma kararı yazılmasının dosya kapsamına uygun olmadığı, ayrıca toplanan delillere göre söz konusu üç adet çekin davalı tarafından kullanıldığı ve bedelinin üçüncü kişiler tarafından davalının borcundan mahsup edildiği, davalının bu çeklerden faydalandığı, çeklerin bedelsiz olmadığı, davalının çeklerdeki cironun kendisine ait olmadığı iddiasının yerinde görülmediği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozma ilamında belirtilen çeklerin üç adet çek olduğunu ve bu çeklerdeki imzaların davalıya ait olmadığını, davacının alacaklı olduğu iddiasını ispat etmesi gerektiğini, davacı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğinin bulunmadığını, davalı defterlerinde davacıya borcunun bulunmadığının tespit edildiğini buna göre davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının alacağına dayanak yaptığı üç adet çekteki ciro yazı ve imzaların davalıya ait olmadığını, tahsil için davalı tarafından bankaya verilmediğini, hukuk mahkemelerinde tarafların delil listelerinde dayanmadıkları bir delilin mahkemece resen araştırılmasının taraflarca getirilme ilkesine aykırı olduğunu, mahkemece tarafların delil olarak dayanmadıkları dava dışı kişilerin gerçek olup olmadığı belli olmayan beyanlarının doğru kabul edilerek hüküm kurulduğunu, dosya kapsamında beyanda bulunan Çakır Gıda Yavuz İrtegün ile müvekkilinin hiç bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, çeki teslim ettiği bildirilen kişiyi de tanımadığını, buna rağmen delil olarak kabul edildiğini, çeklerdeki ciro ve imza araştırması yapılmadan karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek direnme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C.Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373/5 fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

D.Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2021 tarih, 2018/(19)11-1106 E. ve 2021/1666 K. sayılı ilamı ile her ne kadar Özel Dairenin bozma kararında davalının çeklerdeki ciro imzalarının kendisine ait olmadığını belirtmesi ve söz konusu çeklerin davalı kayıtlarında da yer almaması nedeniyle, davalının çeklerdeki ciro imzalarına yönelik itirazı üzerinde durulup, bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, çeklerin davalı tarafından dava dışı Portakaloğulları Et Gıda San. ve Tic. A.Ş. ve Çakır Gıda şirketine verilerek davalının borcundan mahsup edildiği, bu şekilde anılan çeklerin davalı tarafından kullanıldığı anlaşıldığı, mahkemece verilen direnme kararında, Özel Dairenin bozma kararında üç adet çekteki ciro imzalarının incelenmesi ve diğer üç adet çeke ilişkin savunma üzerinde durulması ifadesi kullanılmakla, davalının altı adet çeke ilişkin itirazının söz konusu olduğu düşüncesinin oluşturulduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde üç adet çekin ödeme amaçlı olarak davalıya verildiğini belirttiği, altı adet çek varmış gibi bozma kararı yazılmasının dosya kapsamına uygun olmadığı belirtilmiş ise de, Özel Dairece verilen bozma kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan karar düzeltme talebi üzerine, Özel Dairece verilen 20.01.2015 tarih, 2014/18086 E. ve 2015/611 K. sayılı kararı ile, dava konusu üç çek olduğu hâlde bozma ilamında altı çek varmış gibi ifadelerde bulunulmasının maddi hataya ilişkin olduğunun belirtildiği, hâl böyle olunca, söz konusu çeklerin davalı tarafından tahsil edildiği yönündeki yerel mahkemece verilen direnme kararının yukarıda anlatılan değişik gerekçe ve nedenlerle yerinde olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin miktara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

E. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıya verdiği üç adet çekteki davalı ciro imzalarının kendisine ait olmadığına yönelik itirazın konusunda mahkemece araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilip verilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.