Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/7956 E. 2022/12018 K. 12.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7956
KARAR NO : 2022/12018
KARAR TARİHİ : 12.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırı yapıldığı iddiası ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın … yönünden reddine, … yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

KARAR

Davacı vekili, Trabzonspor eski başkanı olan davalı …’ın diğer davalı …’ın genel yayın yönetmeni olduğu ‘‘internethaber.com’’ sitesinde 09.07.2013 tarihinde yayınlanan haberde müvekkili ile ilgili olarak “…muhtemel Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) seçimlerinde, yönetimin … ve İbrahim Usta’nın arkasında durması halinde Trabzonspor’a ve camiaya ihanet etmiş olacaklardır. Federasyon Başkanlığı seçiminde adaylar … ve …’du. O süreçte Trabzonlu olmasından dolayı Trabzonspor Kulübü olarak Ulusoy’u destekledik. Seçim döneminde kulüp başkanı ve yöneticilerinin çizdiği zikzakları Kulüpler Birliğinde hayretle izlemiştim. İçeride başka, dışarıda başka konuşuyorlar. Son dönemde ise çok başka hareket ettiler. O zaman Türk futbolunu iyi tanımıştım. Daha sonra aynı … özellikle Trabzonspor’un üzerine oynadı ve o dönem birçok hakemi kullandı ve o hakemlerin hepsi hakemliği onun döneminde bırakmak zorunda kaldı. Yönettikleri birçok maçta kasıtlı hareketler yaptılar. Bir Sivas maçı yaşadık ki bu maçın 1 numaralı adamı …’dur… Bu günkü şike olaylarının temelini de … atmıştır. Türk futbolunu kirletmiştir… Şu anda … başkan adayı olursa Trabzonspor Kulübü de Ulusoy ve İbrahim Usta’nın arkasında durursa Trabzonspor’a ve camiaya ihanet etmiş olurlar. Bu olayın karşısında olup, bu ikilinin yaptığı tüm ihanetleri kamuoyu önünde aydınlatmaya devam edeceğim. …” şeklindeki beyanları ile toplumda infial yaratılmaya çalışıldığını, müvekkilinin zan altında bırakılarak kullanılan alaycı ifadeler ile toplum nezdinde küçük düşürülmeye çalışıldığını, davalının ifadelerinin belli bir amaca hizmet eden maksatlı ve hukuka aykırı olup eleştiri sınırlarının aşıldığını, haberin bütününde müvekkilinin şike olaylarının başrolünde olduğunun açıkça iddia edildiğini, karalama amacı güdüldüğünü, şeref ve itibarının zedelenmesine yol açıldığını iddia ederek 50.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihi olan 30.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, dava konusu yayının davacının kamuoyunun ilgisini çeken bir kişi olması sebebiyle güncel bir konuda bilgilendirme, yorum ve eleştiri yapma sınırlarında ele alındığını, haberin tamamen görünür gerçekliğe uygun olduğunu, davacının Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı yaptığı dönemde futbolda şikenin yapıldığı şeklinde muhtelif tarihlerde yazılı ve görsel basında birçok haber ve yayın yapıldığını, müvekkilinin ülkenin en büyük spor kulüplerinden biri olan Trabzonspor Kulübü’ne uzun süre başkanlık yaptığını, spor camiasında yaşanan ve spor gündeminden düşmeyen bazı konuları kamuoyunu aydınlatmak maksadıyla dile getirerek eleştirilerde bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili, dava konusu haberde somut verilere yer verildiğini, “www.iha.com.tr” isimli sitede ‘‘… Türk futbolunu kirletmiş’’ başlıklı haberin müvekkil şirkete ait internet sitesinde yayınlanan dava konusu haberin kaynağını oluşturduğunu, bu haberde yazılanlar şahsi fikri olmayıp Trabzonspor’un eski başkanı …’ın açıklamaları olduğunu, ayrıca dava konusu haberin farklı site ve gazetelerde de yayınlandığını, müvekkilinin 5561 sayılı Kanunun 2. maddesine göre içerik sağlayıcı olup aynı Kanun’un 6. maddesi gereği sorumlu olmadığını, davacının kişilik haklarına saldırı kastı taşımadığını, haberin görünür gerçekliğe uygun ve güncel olduğunu, kamu yararı bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.06.2021 tarih 2017/4-1424 Esas, 2021/790 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda, Dairemizin 19.11.2015 tarih ve 2014/16207 E. – 2015/13357 K. sayılı bozma ilamına uyma kararı verilerek davanın davalı … yönünden reddine, davalı … yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine yönelik karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, uyulan bozma kararı doğrultusunda karar verilmiş olmasına mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 261,30 TL fazla alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 12.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.