YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7534
KARAR NO : 2023/1862
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1052 Esas, 2021/935 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/77 E., 2018/556 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının takip konusu 11 adet faturanın karşılığı olan malları davalıya teslim ettiğini, ancak davalının faturaların bedelini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından davalıya gönderilen 21.03.2016 tarihli elektronik postada görüleceği üzere borçlusu davalı olan 270.000,00 TL bedelli senetlerin davalıya iade edilmemesine rağmen davacının defter kayıtlarında davalıya borç doğuracak şekilde gösterildiğini, bunun doğru olmadığını, bu senetlerin borçtan mahsubunun gerektiğini, davalının borçlu değil 170.136,20 TL alacaklı olduğunu, ayrıca davalının temerrüde düşürülmediğini, temerrüt faizi de istenemeyeceğini savunarak davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için davalı hakkında icra takibi yapıldığı, takibe itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi için ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapıldığı, faturalara konu olan mal teslimlerinin gerçekleştiği, davalının senetler verdiğini savunduğu, davacı tarafın ticari defterlerinde senetlerin iade edildiği hususunun yer aldığı, davalı tarafından da senetlerin iade edilmediğinin savunulduğu, senetler iade edilmese de dava konusu borçla ilgili davacıya yapılmış bir ödemenin bulunmadığı gözetilerek davacının alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, icra takibinden önce davalı temerrüte düşürülmediğinden davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verildiği, alacağın likit olduğu ve itirazın haksızlığı gözetilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedildiği, davacının kötü niyeti ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe yönelik itirazın iptali ile takibin 99.805,21 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20’si oranında 19.961,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iade bordrosu/belgesi olmayan senetlerin davalı aleyhine muhasebeleştirildiğini, senetlerin iade edildiğine dair yazılı dayanak belge olmadan bilirkişinin sadece davalının ticari defterine istediği şekilde yazdığı kayıtlarına dayanarak rapor tanzim ettiğini, farazi beyanlarda bulunduğunu, rapora karşı itirazların değerlendirilmediğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının faturaya dayalı olarak icra takibinde bulunduğu, davalının toplam bedeli 270.000,00 TL olan 4 adet senet ile borcunu ödediği gibi, 170.136,20 TL alacaklı olduğunu savunduğu, davacı defterlerinde senetlerin ödenmemesi nedeni ile iade edildiğinin belirtildiği, davacı tarafından senetlerin ödenmediği iddiasında bulunulduğu, bu durumda senetlerin ödendiğinin ve senetlerin fatura borcuna mukabil ödendiğinin ispat yükünün davalıda olduğu, davalının bu durumda iddiasını ispat edemediği, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, alınan raporun usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya yönelik 11 adet fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan genel haciz yoluyla takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin davada, davalının takip konusu 11 adet faturanın bedelini ödeyip ödemediği, davacıya 11 adet fatura bedelinden dolayı borcunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.