Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/2625 E. 2013/23755 K. 21.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2625
KARAR NO : 2013/23755
KARAR TARİHİ : 21.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’ a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58 maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın istinabe yoluyla alınan 16/07/2010 tarihli savunmasında daha önce Çanakkale ve Uzunköprü Asliye Ceza mahkemelerinde parmak izine göre hakkında dava açıldığını, yapılan yargılama sonucunda beraat ettiğini, eldeki davada da benzer bir yanlışlık yapıldığını beyanla parmak izi incelemesinin tekrar yapılmasını talep ettiğini bildirmesi karşısında, sanığın parmak izi alınarak olay yerinden elde edilen parmak izi ile karşılaştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken bu yönde araştırma yapılmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA 21/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.