YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21414
KARAR NO : 2011/25297
KARAR TARİHİ : 13.07.2011
Sağlık mesleği mensuplarının öğrendiği suçu bildirmemesi suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 280/1, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 500 … lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Karaman Sulh Ceza Mahkemesinin 07/11/2006 tarihli ve 2005/1221 esas, 2006/702 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22.04.2011 gün ve 2011/4682-21327 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2011 gün ve 2011/192260 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Suç tarihinin 01/02/2005 olduğu somut olayda, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı … Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesine nazaran lehe kanunun tespit edilerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Sanığın sağlık mesleği mensuplarının öğrendiği suçu bildirmemesi olarak tespit edilen eyleminden dolayı 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 280/1. maddesince temel ceza olarak 1 ay hapis cezası ile cezalandırılması şeklinde hüküm kurulmuş ise de, 765 sayılı … Ceza Kanunu’nun cürmü haber vermekte zühul suçunu düzenleyen 530. maddesinde hafif para cezasının öngörülmesi ve ön ödemeyi gerektiren bir kabahat niteliğinde olması karşısında, 765 sayılı … Ceza Kanunu’nun anılan hükmünün sanık lehine olduğu gözetilmeksizin 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 280/1. maddesi hükmünün uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında, öğrendiği suçu bildirmemekten, 5237 sayılı TCK.’nın 280.maddesi uyarınca kamu davası açılmış ise de, suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCK.’nın yürürlükte bulunması, eylemin kabahat nev’inde, aynı yasanın 530.maddesinde düzenlenmesi ve bu maddeye ait cezanın hafif para cezası gerektirmesi karşısında, 5237 sayılı TCK.’nın 7. ve 5252 sayılı Yasanın 9.maddeleri dikkate alınarak, atılı suçun tabi olduğu, 765 sayılı Yasanın 102/6. maddesinde öngörülen 6 aylık asli zamanaşımının, suç ve iddianamenin düzenlendiği tarihler arasında gerçekleştiği gözetilmeden hükümlülük kararı verildiği belirlenmiş olup kanuna aykırı bu husus, bu yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 13.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.