YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25050
KARAR NO : 2012/45874
KARAR TARİHİ : 14.11.2012
Elektrik hırsızlığı suçundan sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/2, 522, 523, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 762.762.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Nizip Asliye Ceza Mahkemesinin 04/11/2004 tarihli ve 2004/868 esas, 2004/1665 sayılı kararma ilişkin arşiv kaydının silinmesine dair Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin bilâ tarihli ve 2011/217 değişik iş sayılıkarar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10.09.2012 gün ve 2012/14296/51094 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2012 gün ve 2012/240407 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alman kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, arşiv kaydının hırsızlık suçuna ilişkin olduğu anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlara ilişkin mahkûmiyet bilgilerinin adlî sicilden silinmesi ve arşiv kaydından çıkartılması 5352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinde düzenlenmiş, buna göre suç tarihi itibarıyla, yasanın yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanların silinmesi mümkün olup, Anayasanın 76. maddesi ile özel kanun hükümleri saklı tutulmuştur. Aynı maddenin 2.fıkrasında arşive alınan kayıtlar yönünden, 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarihin esas alınacağı, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için
ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verileceği hükme bağlanmıştır. 3682 sayılı Yasanın 8. maddesinde öngörülen süreler dolmuş veya ertelenmiş hükmün esasen vaki olmamış sayılması koşulları oluşmuş ise adlî sicil bilgilerinin arşivden silinmesine karar verilebilecektir. Ancak Anayasa’nın 76. maddesinde veya bazı özel yasalarda sayılan suç ve mahkûmiyetlerin adlî sicil arşivinden silinemeyecekleri kabul edilmiştir. Hırsızlık suçunun Anayasa’nın 76. maddesinde sayılan suçlardan olması nedeniyle bu suça ilişkin mahkûmiyet bilgilerinin adlî sicil arşivinden silinmesine yasal olanak bulunmayıp, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.04.2010 gün, 2010/6-46, 2010/93 sayılı kararında belirtildiği üzere, cezanın erteli olması durumu değiştirmeyeceğinden ve Anayasa Mahkemesinin konuyla ilgili 20.01.2011 gün ve 2008/44, 2011/21 sayılı iptal hükmü de 14.04.2012 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (NİZİP) 1.Asliye Ceza Mahkemesinden, 30.09.2011 tarihli talep üzerine verilip kesinleşen, tarihsiz, 2011/217 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.