YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21118
KARAR NO : 2023/5075
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2015 tarihli ve 2015/22 Esas, 2015/324 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Sosyal Güvenlik Kurumu’na yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birici fıkrasının (e) bendi ve son cümlesi, 43, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 5.612,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
2. İETT Genel Müdürlüğü’ne yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birici fıkrasının (e) bendi ve son cümlesi, 43, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 224,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
3. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği, resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığına, SGK’nın zararını karşılamış olmasına rağmen hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, İETT Genel Müdürlüne yönelik eyleminde teselsül olmadığına, bu suçtan beraat etmesi gerektiğine;
2. Katılan SGK vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında her iki suçtan daha yüksek bir cezaya hükmedilmesi gerekirken eksik ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın gerçekte … … ‘ya ait epikiriz raporuna kendi kimlik bilgilerini yazarak ve kendi fotoğrafını yapıştırarak sahteleştirdiği, bu rapor ve başka sahte belgelerle Haydarpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesinden sahte engelli sağlık kurulu raporu alarak, 29.09.2014 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verip kendisine aylık bağlattığı, kurumdan toplamda 2.806,00 TL emekli aylığı aldığı, yine aynı sahte belgeyi İETT Genel Müdürlüğüne 28.02.2014 tarihinde vererek engelliler için ücretsiz taşıma kartı aldığı ve bu kartı da 06.09.2014 tarihine kadar kullandığı iddiasıyla sanık hakkında zincirleme resmi belgede sahtecilik ve Sosyal Güvenlik Kurumu ve İETT Genel Müdürlüğüne yönelik ayrı ayrı zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık savunmasında, sahte sağlık kurulu raporu almadığını, kendisine ait raporu götürerek kurumlara verdiğini, raporun sahte olduğunu bilmediğini, atılı suçları işlemediğini beyan etmiştir.
3. İETT Genel Müdürlüğünden gelen 17.12.2014 tarihli yazıda, suça konu kartın 28.01.2014-06.09.2014 tarihleri arasında toplu ulaşım araçlarında 17 kez ücretsiz tarife üzerinden kullanıldığı ve kurumun 112 TL zarara uğratıldığı belirtilmiştir.
4. SGK’dan gelen 30.09.2014 tarihli yazıda, sanığın 25.07.2014 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğu ve kendisine 01.08.2014 tarihinden geçerli olmak üzere aylık bağlandığı, sanığa toplamda 2.806,61 TL ödeme yapıldığı belirtilmiştir.
5. Mahkeme, sanığın eylemlerini sabit kabul ederek temyize konu mahkûmiyet hükümlerini kurmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık ile Katılan Vekilinin, İETT Genel Müdürlüğüne Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden
1. Dolandırıcılık suçu yönünden; haksız menfaat tutarının iki katı olarak belirlenen miktara, zincirleme suç nedeniyle artırım yapılmadan eksik adli para cezası tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Her iki suç yönünden;
a) 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
b) Tüm dosya kapsamına göre, delilleri takdir eden Mahkemenin suçların sübutuna yönelik kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş, sanığın sahte sağlık kurulu raporu ile İETT Genel Müdürlüğünden aldığı ulaşım kartını farklı tarihlerde 17 kez kullanmış olması nedeniyle, sanığın sağlık raporunun kendisine ait olduğu ve atılı resmi belgede sahtecilik suçunun oluşmadığına, dolandırıcılık suçunda teselsül hükümlerinin uygulanmayacağına yönelik, katılan vekilinin ise resmi belgede sahtecilik suçundan sanığa daha fazla ceza verilmesi gerektiği yönündeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
c) Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerle uyan suç vasıfları ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. SGK Başkanlığına Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık ve Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, haksız menfaat tutarının iki katı olarak belirlenen miktara, zincirleme suç nedeniyle artırım yapılmadan ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde gün adli para cezası belirlenmeden, doğrudan haksız elde olunan menfaat tutarının iki katı olarak belirlenmesi suretiyle eksik adli para cezası tayin edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık ile Katılan Vekilinin, İETT Genel Müdürlüğüne Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 08.09.2015 tarihli ve 2015/22 Esas, 2015/324 Karar sayılı kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
B. SGK Başkanlığına Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık ve Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 08.09.2015 tarihli ve 2015/22 Esas, 2015/324 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, zincirleme suça ilişkin artırım oranının 1/4 olarak ve 1 gün karşılığı uygulanması gereken miktarın 20,00 TL olarak Mahkemece takdir edildiği de dikkate alınarak, hüküm fıkrasından “haksız menfaat miktarı olan 2.806 TL’NİN İKİ KATI 5.612 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” ibaresinin çıkartılarak yerine “280 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak 350 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20,00 TL’den hesap edilerek sonuç olarak 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi ve “5.612” ibaresinin çıkartılarak yerine “7.000,00” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.