YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10786
KARAR NO : 2023/3248
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1121 E., 2022/1074 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/107 E., 2022/166 K.
Taraflar arasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte takibin dayanağı olan belgelerin tebliğ edilmediğine, asıl alacağa, işlemiş faize ve faiz oranına yönelik şikayet ve itfa itirazı üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince takibin iptali talebi ile asıl alacak, işlemiş faiz ve faiz oranına ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; üst sınır ipoteğine dayalı olarak icra emri gönderilmesinin mümkün olmadığını, icra takibinin dayanağı olan belgelerin icra emri ekinde gönderilmediğini, ipotek akit tablosundaki faiz oranının üzerinde fahiş oranda faiz uygulandığını, işlemiş faizi ve faiz oranını kabul etmediğini, takipte bildirilen asıl alacak kadar borcunun bulunmadığını, borcun yapılandırıldığını ve yapılandırma sonrası taksitlerin önemli bir kısmının ödendiğini, bilirkişi incelemesi ile bu durumun anlaşılacağını ileri sürerek icranın geri bırakılmasına, icra takibinin ve icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı, İİK’nın 150/ı maddesindeki koşullar oluştuğundan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatılmasının usul ve yasaya uygun olduğunu, dayanak belgelerin borçluya tebliğine dair yasal bir düzenleme bulunmadığını, borçlunun başvurusunun İİK’nın 33/a maddesindeki belgelere dayanmadığını, sözleşme ve akit tablosundaki faiz oranına göre borçlunun sorumlu olduğunu ileri sürerek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte takibe dayanak belgelerin gönderileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, borçluya gönderilen hesap kat ihtarnamesine itiraz edilmemesi nedeniyle İİK’nın 150/ı maddesi gereğince hesap kat ihtarnamesindeki miktarın kesinleştiği, 21.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen faiz miktarının daha yüksek olduğu, bu nedenle faize itirazın yerinde olmadığı, yine borçluya gönderilen hesap kat ihtaratında %72 oranında temerrüt faizi uygulanacağının belirtildiği, takip talebinde de %72 oranında faiz talebinde bulunulduğu, faiz oranına ilişkin itirazların da yerinde olmadığı, borcun bir kısmının ödendiği ileri sürülmüş ise de, ödeme hususunda herhangi bir belge sunulmadığı gerekçesi ile takibin iptali talebinin reddine, asıl alacak, işlemiş faiz ve faiz oranına ilişkin itirazların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu, takibe dayanak yapılan ipotek belgesi ve resmi senet incelendiğinde akdi faizin %28, temerrüt faizin %56 oranında uygulanacağının kararlaştırıldığının görüleceğini, icra takibinde yer alan faiz oranı ve miktarının hukuka aykırı olduğunu, takipte bildirilen asıl alacak miktarı kadar borçlu olmadığını, borcun yapılandırıldığını, yapılandırma sonrasında taksitlerinin önemli kısmının ödendiğini, bu nedenle asıl alacak kısmında belirtilen rakam kadar borcunun bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Kredi asıl borçlusunun kendisine noter aracılığı ile gönderilen hesap özetine 8 gün içinde itiraz etmemesi halinde ihtarda belirtilen miktarın kesinleşeceği ve bu durumda itiraz nedenlerinin İİK’nın 149/a ve 33. maddelerinde öngörülen koşullara göre kanıtlanmasının zorunlu hale geleceği, bilirkişi raporuna göre; takip talebinde fazla istenilen faizin olmadığı, borcun bir kısmının ödendiğini iddia edilmiş ise de, ödeme hususunda herhangi bir belge sunulmadığı gerekçesi ile borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu, istinaf dilekçesi içeriğini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte takibin dayanağı olan belgelerin tebliğ edilmediğine, asıl alacağa, işlemiş faize ve faiz oranına yönelik şikayet ve itfa itirazına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 33,150/ı maddeleri.
3. Değerlendirme
İİK’nın 150/ı maddesi uyarınca; krediyi kullandıran tarafça, noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine gönderilen hesap özetine, borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde ihtardaki borç miktarı kesinleşir. Ancak, böyle bir durumda, borçlu, ihtarnamedeki kesinleşen borç miktarına takip tarihine kadar işletilen faiz miktarına ve faiz oranına itiraz edebilir. Kredi asıl borçlusunun kendisine noter aracılığı ile gönderilen hesap özetine 8 gün içinde itiraz etmemesi halinde ihtarda belirtilen miktar kesinleşir ve bu durumda itiraz nedenlerinin İİK’nın 149/a ve 33. maddelerinde öngörülen koşullara göre kanıtlanması zorunlu hale gelir.
Somut olayda, İİK’nın 150/ı maddesinde öngörülen kurallara göre; alacaklı banka tarafından kredi hesaplarının 23.05.2017 tarihinde kat edildiği ve borçluya hesap kat ihtarının gönderilerek tebliğ edildiği anlaşılmakla borçlu tarafından itiraz edilmediğinden hesap kat ihtarnamesindeki miktar kesinleşmiştir. Ancak borçlu icra mahkemesine başvurusunda takip konusu borcun yapılandırıldığını ve taksitlerin önemli bir kısmının ödendiğini ileri sürerek itfa itirazında bulunmuştur. Mahkemece takibe konu kredi sözleşmesine istinaden yapılan ödemeler ile borçlu ile banka arasında borcun yapılandırılmasına ilişkin belgelerin gönderilmesi istenmiş, bankanın cevabi yazısında borcun 24.11.2016 tarihinde yapılandırıldığı ve bir kısım taksitlerin ödendiği bildirilmiştir. Cevabı yazı ekinde bulunan taksit ödemelerini gösterir belge incelendiğinde; borçlu tarafından alacaklı bankaya hesapların kat edilmesinden sonraki dönemde bir kısım ödemeler yapıldığı görülmüştür.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, borçlu tarafından hesapların kat edildiği tarihten sonra yapılan ödemeler dikkate alınarak, Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre itfa itirazı yönünden bir karar verilmesi gerekirken, ödeme belgesi sunulmadığına ilişkin yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının (KALDIRILMASINA),
2. İlk Derece Mahkemesi kararının (BOZULMASINA), bozma nedenine göre faize yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.