Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/815 E. 2023/2625 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/815
KARAR NO : 2023/2625
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/160 E., 2021/1474 K.
KARAR : İstinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2011/548 E., 2019/444 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı … vasisi … ile karşı taraftan davacı … vekili Av. …. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. Bilahare Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin malik olduğu taşınmaza davalının 5 katlı bina inşa etmek suretiyle işgal ettiğini belirterek taşınmaza yapılan el atmanın önlenmesini, yapının kal’ini, işgal tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik 10.000,00 TL ecrimisile hükmedilmesini, taleplerinin reddi halinde taşınmazın bedeli olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ile 10.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vasisi yargılama sırasındaki beyanlarında; davalının, …. isimli arkadaşından 1986 yılında 385 m² arsa satın aldığını, ….’ün gösterdiği arsa üzerinde projeli bir bina inşa ettiğini, 1988 yılında inşaatı bitirdiklerini, yola kum dökmeleri sonucu belediyenin inşaat işgal cezası kestiğini, belediye zabıtaları tarafından inşaatın mühürlendiğini, imardan önce bu binayı başkasının arsasına yapmalarının mümkün olamayacağını, binayı kendi arsalarının üzerine inşa ettiklerini, bina değerinin arsa değerinden çok yüksek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; davacı ile davalının eski 94 parsel sayılı taşınmazda hissedar oldukları, bu parselin imar uygulamasına tâbi tutularak 140 ada 17 parselin davacı adına, 140 ada 3 parselin ise davalı adına tescil edildiği, gelen kayıtlardan davalının dava konusu 140 ada 17 parsel sayılı taşınmaza denk gelen binayı imar uygulaması öncesi yapması nedeniyle kötü niyetli olduğunun söylenemeyeceği, hal böyle olunca mevcut hali ile taşınmaz üzerinde bulunan binanın ömrünü tamamlayıncaya kadar el atmanın önlenmesi ve kal kararı verilmesinin yürürlükten kalkmış olan 6785 sayılı Yasa’nın l605 sayılı Yasa ile değişik 42/c ve halen yürürlükte bulunan 3194 sayılı İmar Yasa’sının l8. maddeleri uyarınca mümkün bulunmaması ve davalı kötüniyetli olmadığından ecrimisile hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, mahkemece, sanki komşu iki taşınmazda imar uygulaması sonrasında idari karar sonrası bir sınır değişikliği olmuş gibi hatalı bir değerlendirme yapıldığını, davalının binayı kötü niyetli yaptığının kesinleşmiş mahkeme kararıyla ile sabit olduğunu, davacıya ait taşınmazın imar uygulaması sırasında boş arsa olduğunun tapu ve belediye kayıtlarında sabit iken mahkemece davalının bu tarihte binayı yaptığının kabulünün hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; dava konusu eski 94 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamasına tâbi tutularak davacı adına 140 ada 17 parsel, davalı adına ise 140 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 01.03.1989 tarihli imar uygulaması ile tescil edildiği, Sultangazi Belediyesi’nden gelen 06.08.2013 tarihli cevabi yazıda dava konusu taşınmazın bina tarihini belirten herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davalı tarafından sunulan Bakırköy Belediyesi Esenler Vergi Dairesince düzenlenmiş 26.10.1988 tarih ve 118035 sıra numaralı belgeye göre işgal harcı kesildiği, inşaat işi nedeni ile 80 m2’nin işgaliye nedeni ile tanzim edildiğinin belirtildiği, ancak dava konusu taşınmazların şuyulandırma cetvelinde davalı tarafa ait binaya ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı, davalı tarafça davacı aleyhine açılan temliken tescil davasının reddedildiği ve 11.06.2019 tarihinde kesinleştiği, davalının dava konusu 140 ada 17 parsel sayılı taşınmaza imar uygulamasından sonra bina yaptığı, imar uygulaması sırasında tamamlanmış bir bina bulunmadığı, binayı inşa ederken kötü niyetli hareket ettiği, somut olayda 3194 sayılı İmar Kanunu’nun l8 inci maddesinin uygulanmasının söz konusu olamayacağı, öte yandan, dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın uzun süredir mevcut olduğu, davacı tarafından bu duruma uzun süre ses çıkarılmadığı, zımnen muvafakat edildiği ancak davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ edildiği 30.06.2011 tarihi itibariyle davacının zımni muvafakatini geri aldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, incelenen mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine ve taşınmaz üzerindeki davalıya ait yapının yıkımına, 840,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu bina yapımına imar uygulamasından önce iyi niyetle başlayıp bitirdiğini, belediyenin mühür belgesinin de bu durumu gösterdiğini, davacının hiçbir itirazda bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından”başlıklı 995 inci maddesi, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

8.400,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.