YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11037
KARAR NO : 2023/3417
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/891 E., 2019/1906 K.
KARAR : Davanın esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/901 E., 2019/75 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Dava ilk olarak … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/368 Esas sayılı dosyasında görülmüş olup mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın kesnleşmesi ve süresinde talep edilmesi üzerine dosya Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde şimdiki esasını almıştır.
2. Davanın konusu; … ili … ilçesi … Mahallesi … mevkii 102 ada 28 parsel 15817,12 m2 tarla vasfıyla 6292 sayılı Kanun gereği satış yoluyla 1/2 şer hisse ile 28.02.2014 tarihinde …, 11.03.2014 tarihinde … adına kayıtlı taşınmaza ilişkindir.
3. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacının babası … tarafından uzunca yıllar kullanıldığını, taşınmazın 5 dönümlük kısmının babasından intikal ettiğini, davacı tarafından kullanıldığını, kullanım kadastrosu esnasında taşınmazın beyanlar hanesine hataen taşınmazın kullanıcısının davalıların babası …’nun yazıldığını, davalıların murisi …’un hiç bir zaman taşınmazı tek başına kullanmadığını, kadastro çalışmalarında dahi kendi hissesini kullandığını, davalıların iyiniyeti suistimal ederek taşınmazın bedelini olmazsa taşınmazı devredeceklerini söyledikleri halde yerine getirmediklerini, davacının hissesini adlarına tescil ettirdiklerini, bu nedenle davacının hissesi kadarıyla davalılar adına olan tapunun iptali ile tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın gerek usulden gerekse esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından taşınmazın davacı tarafından kullanılmadığı, davacının tanınmadığı, davalıların babaları …’dan kaldığı, davacıya ait ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) ile HBS (Hayvan Bilgi Sistemi) kayıtlarında herhangi bir kaydının bulunmadığı, 21.01.2010 senesinde düzenlenen kadastro tutanağında beyanlar hanesinde taşınmazın tarla olarak … nun kullanımında olduğunun belirtilmesinin usulüne uygun olduğu, tapu kayıtlarında taşınmazın 28.02.2014 tarihinde …, 11.03.2014 tarihinde ise … tarafından 2B kasamında satın alındığını, bütün bu bilgi ve belgelerden sonra taşınmazın zilyetliğinin Davut …’dan çocukları olan … ile …’ya geçtiği ve halen kullanımlarında olduğu, davacının bu taşınmazın kullanımında olduğu iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazın davacıların babasından önce kök muris … tarafından kullanıldığını, davalıların babasına intikal ettiğini ve davalıların da babalarından muvafakat alarak taşınmazın kullanıcısı sıfatıyla kanundan yararlandıklarını, mahalli bilirkişilerin yalan beyanda bulunduklarını, mahkemece tanıkların dinlenmediğini, taşınmazın davacının da kullanımında olduğunu, babasından kendisine intikal ettiğini, davalı tarafın savunmalarının yerinde olmadığını, bu nedenle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp üçüncü şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptaline yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, davacı eldeki davayı 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) uyarınca yapılan satış işleminden sonra açtığına, davalıya ait tapu kaydı idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğuna göre dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli dava açılamayacağı gerekçesiyle Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli ve 2016/901 Esas, 2019/75 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun ( 6100 sayılı Kanun ) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun kapsamında satışı yapılan taşınmaza ilişkin tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 sayılı Kanun’un 6 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.