YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6409
KARAR NO : 2023/3599
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2536 E., 2022/1644 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun yeniden esas hakkında hüküm kurma kararı
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/100 E., 2021/318 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davacı … ‘in davasının kabulüne, davacı …’nun davasının kısmen kabulüne ve birleşen dosya davacısı …’ın davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen dosyada davalı Hazine vekili, davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı … vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, Hazinenin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davaların reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … vekili ve davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında İstanbul ili, … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 7525 ada 14 parsel sayılı 274,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanıcısının tespit edilemediği şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 7525 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tamamı ve 7525 ada 14 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak adına şerh verilmesini istemiştir.
3. Birleşen davada davacısı … vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 7525 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak adına şerh verilmesini istemiştir.
4. Birleşen davada davacı … vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 7525 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak adına şerh verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı Hazine vekili savunmasında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dosya davacı …’ın keşif masraflarını yatırmadığından davasının reddine; diğer davacıların davası yönünden davacıların fen raporunda gösterilen bölümleri yönünden çekişmeli taşınmazlara vergisini ödemek suretiyle zilyet oldukları gerekçesiyle davacı … ‘in davasının kabulüne ve davacı …’nun davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asıl ve birleşen dosyada davalı Hazine vekili ve davacı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl ve birleşen dosyada davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporu ile taşınmazın kullanılmadığının anlaşıldığını, davacının tespit tarihi itibariyle kullanımını ispat edemediğini ileri sürmüştür.
2. Birleşen dosya davacısı … vekili istinaf dilekçesinde; davalı Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmediğini ve yargılama giderlerinin de usul ve kanuna aykırı olarak kendi üzerlerinde bırakıldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazda fiili kullanım emaresine rastlanmadığı ve davacı taraflarca zilyetlik olgusunun ispat edilemediği gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davaların reddine birleşen dosya davacısı … vekilinin istinaf başvurusu yönünden kararın şekli ve davanın türüne göre Hazine yasal hasım konumunda olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … vekili ve davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarının lehine olduğunu, emlak ödemesi gerçekleştirdiği bu durumun fiili kullanım iradesini ortaya koyduğunu ileri sürmüştür.
2.Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazı 2015 yılında harici sözleşme ile devraldığını ve vergi ödemelerini gerçekleştirdiğini, tanık beyanlarının lehine olduğunu kararın Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmazın kullanılıp kullanılmadığı, kullanılıyor ise kullanımın kime ait olduğuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekili ve davacı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacılardan ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.