YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2204
KARAR NO : 2023/4383
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/639 E., 2022/38 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/1226 Esas, 2015/699 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 … maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 7.300 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 10 eşit taksitlendirmeye,
Karar verilmiştir.
2. … 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/1226 Esas, 2015/699 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 03.06.2020 tarihli ve 2020/2886 Esas, 2020/5791 Karar sayılı ilâmı ile;
” …
1) Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Olay günü İbni Sina Hastanesinde protokol bariyer görevlisi olarak çalıştığı belirtilen katılanın buna ilişkin görev belgesi de temin edildikten sonra sonucuna göre TCK’nin 125/3-a maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b) Sanık hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan hükmolunan temel cezanın doğrudan TCK’nin 125/3-a maddesi uyarınca tayini yerine aynı Kanun’un 125/1. maddesi ile belirlenip daha sonra TCK’nin 125/3-a maddesi gereğince artırım yapılması,
…
2)Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanık müdafiinin 10.02.2016 ve 12.02.2016 tarihli dilekçelerinde, aynı olayla ilgili sanığın … 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2015/319 Esas- 2015/858 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet aldığını bildirmesi üzerine, Uyap sistemi üzerinden yapılan kontrolde, sanık hakkında aynı olay ile ilgili olarak … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 24.04.2015 tarihli ve 2015/17875 esas numaralı iddianamesiyle kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kamu davasının açıldığı, iddianamenin kabulü üzerine yapılan yargılama sonucunda … 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2015/319 Esas- 2015/858 Karar sayılı kararı ile kasten yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine hükmolunduğu, bu kararın sanık müdafii ve katılan vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 11.07.2019 tarihli ve 2019/11448 Esas – 2019/15254 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu anlaşılmakla, bahsi geçen dosyanın aslının veya onaylı bir örneğinin getirtilerek ayrıntılı şekilde incelenmesi ile davanın mükerrir olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Olay günü İbni Sina Hastanesinde protokol bariyer görevlisi olarak çalıştığı belirtilen katılanın buna ilişkin görev belgesi de temin edildikten sonra sonucuna göre TCK’nin 86/3-c maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 69. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/639 Esas, 2022/38 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 … maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suçların unsurları oluşmadığından beraat kararları verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun’un 50 … ve 51 … maddelerinin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1.Suç tarihinde katılanın … Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesinde memur olarak çalıştığı, protokol girişinde görev yaptığı, olay günü sanığın idaresindeki 34 (…) (…) plaka sayılı araç ile İbn-i Sina Hastanesine geldiği, sanığın aracı ile hastanenin protokol girişinden içeriye girmek istediği sırada katılanın sanığa girişin yasak olduğunu söylemesi üzerine taraflar arasında tartışmanın başladığı, tartışma esnasında sanığın katılana “lan sen kimsin, sinkaf ederim” şeklinde hakaret ettiği, devamında da katılanı yaşamını tehlikeye sokmayacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek kemik kırığı meydana gelecek nitelikte yaraladığı kabul edilmiştir.
2. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık beyanı, adlî rapor, adlî sicil kaydı, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Kasten Yaralama Suçu Yönünden
1. Tebliğname Görüşü Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasında kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın yarısına kadar artırılabileceğinin öngörülmesi, Adli Tıp kriterlerinde de kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması ve katılanın adlî raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesine göre orantılılık ilkesine uygun bir şekilde kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi de dikkate alınarak (1/12) artırıma dair Mahkemenin takdir ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.
2. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin katılan beyanı ve bu beyanla uyumlu doktor raporu ve tanık beyanları ile saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmemesine ve aynı Kanun’un 51 … maddesi uyarınca ertelenmemesine karar verildiği, sanığın cezalandırılmasına ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Hakaret Suçu Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin katılan beyanı ve bu beyanla uyumlu tanık beyanı ile saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış,
Ancak;
Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 03.06.2020 tarihli ve 2020/2886 Esas, 2020/5791 Karar sayılı bozma ilâmı öncesi 20.10.2015 tarihli karar ile sanığın neticeten “7.300 TL” adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması karşısında ceza miktarının sanık lehine 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma ilâmı sonrası yapılan yargılamada sanığın neticeten “10 ay” hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle kazanılmış hakkı ihlal edilerek fazla ceza verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçu Yönünden
Gerekçe başlığı altında (A) paragrafında açıklanan nedenlerle … 69. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/639 Esas, 2022/38 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret Suçu Yönünden
Gerekçe başlığı altında (B) paragrafında açıklanan sanığın kazanılmış hakkı ihlal edildiğine ilişkin nedenle … 69. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/639 Esas, 2022/38 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere “Ancak ilk hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca kazanılmış hak oluşturduğundan sanığın cezasının 7.300 TL adlî para cezası üzerinden infazına,5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hükmedilen adlî para cezasının birer ay ara ile 10 eşit taksitte ödenmesine” paragrafının eklenmesi ve hüküm fıkrasından “Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giden 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile yapılan değişiklik gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3 madde fıkralarının uygulanmasına” paragrafının çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.