Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/2988 E. 2023/1742 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2988
KARAR NO : 2023/1742
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/685 E., 2021/1454 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/448 E., 2020/500 K.

Taraflar arasındaki 2/B uygulaması sırasında yapılan kadastro işleminin düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1988 yılında yapılan 2/B uygulaması sırasında dava konusu taşınmazlar P.XIII nolu 2/B blok parseli olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış, 1993-1995 yılları arasında yapılan kadastro çalışması ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiş ve 2000 yılında Orköy ile 2235 parsel sayılı taşınmaz davacıya, 2240 parsel sayılı taşınmaz ise davalıya satılmıştır. 2006 yılında yapılan imar uygulaması ile 2240 parsel sayılı taşınmaz 345 ada 1, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar ile tevhit edilerek 345 ada 11 parsel meydana gelmiş, akabinde bu parsel de ikiye ifraz edilerek 345 ada 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar oluşmuştur.

2. Davacı … vekili dava dilekçesinde, vekil edenine ait 2235 parsel sayılı taşınmaz ile davalıya ait 2240 parsel sayılı taşınmazın sınırlarının 35-40 sene önce duvarla ayrılıp belirlendiğini ve müvekkili tarafından kendi taşınmazına 35 sene önce sera yapıldığını, zeminde fiili kullanım durumunun da bu şekilde olduğunu ancak yapılan 2/B uygulamasında bu sınırlara uyulmayarak vekil edenine ait yaklaşık 400,47 m2 kısmın davalı taşınmaza dahil edildiğini belirterek, hatalı kaydın düzeltilmesi ve bahsi geçen kısmın müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, davanın gerek süre gerek esas yönünden reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kadastrodan önceki zilyetliğini satıştan sonra da sürdürmeye devam ettiğini ileri sürmüş ise de kullanım kadastrosunda davalının kullanımında olduğunun beyanlar hanesinde gösterildiği, Hazine adına tescil edildiği ve sonrasında davalıya satışının yapıldığı, davacı tarafından satıştan önce kullanıcı şerhinin düzeltilmesi için bir dava açılmadığı, davalının mülkiyet hakkı karşısında satıştan sonraki zilyetliğin hukuken değer taşımadığı, satış öncesinde de süresi içinde Hazine veya kullanıcı aleyhine dava açmadığından zilyetliğe dayanan hakkının ortadan kalktığı, hak düşürücü sürenin dava şartlarından olup kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davaya konu yerin 2/B sınırlaması yapılırken taşınmaz üzerinde bulunan sera ve duvarın dikkate alınmadığını, sözü edilen sınırın sabit sınır olduğunu, davacının fiili kullanımında olup 35-40 sene önceden ayrıldığını, dava ayni hakka dayandığından zamanaşımına tabi olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın Hazine adına tescil edilip davalı lehine kullanıcı şerhi verildikten sonra Hazine tarafından usulüne uygun şerh uyarınca davalıya satışının yapıldığına göre yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca tapu kaydının oluşumunda bir yolsuzluk bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kadastro Müdürlüğünün 2/B uygulaması yaparken, taşınmaz üzerinde bulunan sera ve duvarı dikkate almayıp sınırlandırma hatası yaptığını, davalı tarafça müvekkilinin sözlü olarak bu hatanın düzeltileceği hususunda aldatıldığını, dinlenen tanık beyanlarıyla bu durumun sabit olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hak düşürücü sürenin geçip geçmediği, davanın dinlenip dinlenemeyeceği hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 11 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 12 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, kararda belirtilen gerekçelere ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.