Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10565 E. 2023/3131 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10565
KARAR NO : 2023/3131
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3442 E., 2022/1947 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/48 E., 2021/275 K.

Taraflar arasındaki imzaya itiraz davasından dolayı yapılan inceleme sonunda, İlk Derece Mahkemesince davacının imzaya itirazının kabulü ile takibin davacı borçlu yönünden İ.İ.K.170 maddesi uyarınca durdurulmasına, davalı aleyhine tazminat hükmedilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.

Kararın tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu İcra Mahkemesine başvurusunda; takibe dayanak olan kambiyo senedi üzerinde bulunan imzanın borçluya ait olmadığını ve senet hamili olan … ve bonoda alacaklı görünen Bulgu Petrol şirketine borcunun olmadığını belirterek, icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu senetteki imzanın borçlu eli ürünü olup olmadığının kesin olarak tespit ve ispat edilemediği, takip konusu belgenin tanzim tarihinden öncesine ait yeterli miktarda imza örneğinin toplanıldığı, alınan raporların hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu, ispat külfeti kendinde olan alacaklının senet altındaki imzanın borçluya ait olduğunu net olarak ortaya koyamadığı, alınan raporların kesinlik içerir mahiyette olmaması ve davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu belirlenmediği gerekçesiyle alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf başvurusunda; davacı borçlunun imza incelemesinin tam olarak yapılabilmesi için grafoloji bölümü bulunan üniversitelerden hüküm kurmaya elverişli yeni bilirkişi raporu aldırılması gerektiği yönündeki taleplerinin mahkemece değerlendirilmeden karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime yeterli ve elverişli bulunduğu, İlk Derece Mahkemesinin kararında yazılı gerekçelere göre istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı belirtilerek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b(1) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık borçlunun imza itirazına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK 170/a maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.