Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/8003 E. 2023/18931 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8003
KARAR NO : 2023/18931
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/622 E., 2015/923 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2014/622 Esas, 2015/923 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 51 inci maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 51 inci maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine,
Karar verilmiştir.
3. Tebliğnamede, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün onanması, hakaret suçundan kurulan hükmün ise bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, atılı suçların unsurları itibarıyla oluşmadığına, sanık savunmasının ve tanık anlatımlarının dikkate alınmadığına, polis memurlarınca düzenlenen tutanağa ve birbirinin kopyası olan polis memuru beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulduğuna, tüm kamera görüntülerinin dosyaya sunulmadığına, mevcut görüntülerin polis memurlarınca seçilen kayıtlar olduğuna ve sanığın iddialarını doğruladığına, sanık hakkında alınan ilk adli raporun gerçeği yansıtmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, lehe hükümlerin tatbik edilmediğine, haksız tahrikin uygulanması gerektiğine, kararın hukuka aykırı olduğuna ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın eşinin, hakkında hırsızlık iddiasıyla yürütülen tahkikat kapsamında ekip aracına bindirilmek istenildiği sırada sanığın, şikâyetçilerin önünü keserek, şikâyetçi …’ye yönelik “Sen kimsin benim karımın kolundan tutuyorsun lan, karımı ben kendi aracımla götüreceğim, sizinle karımı aynı araca bindirmem.” dediği ve eşinin ekip aracına bindirilmesini fiziken güç kullarak engellemeye çalıştığı, polis memurlarınca güç kullanılarak engellenen sanığın, ekip aracının nezaret bölümüne yerleştirilen eşini indirip kaçırmaya çalıştığı ve yapılan ikazları dinlemeyerek mukavemetine devam etmesi üzerine de kelepçelenerek polis merkezine götürülmeye çalışıldığı ancak sanığın mukavemetine devam edip polis merkezinin merdiven korkuluğuna tutunarak görevli polislerin görevlerini yapmalarını engellediği ve tüm dosya kapsamıyla sanığın eylemlerinin subut bulduğu Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Şikâyetçilerin aşamalardaki beyanları istikrarlı ve birbiriyle uyumludur.
4. Olaya ilişkin 21.03.2014 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.
5. Tanıklar P. A., D. A., S. A. ve H. A.’nin anlatımları, sanığın savunmasını destekler niteliktedir.
6. Sanığa ait 21.03.2014 tarihli adli muayene raporunda, sanıkta darp cebir izinin bulunmadığının belirtildiği, sanığın kendi imkanlarıyla almış olduğu 22.03.2014 tarihli adli raporda ise sağ şakak, sağ dudak comissurasında ve her iki el bileğinde yüzeysel deri sıyrıklarının olduğunun ifade edildiği, bu iki raporun tetkiki üzerine düzenlenmiş olan … Adli Tıp Kurumu 10.04.2014 tarihli raporunda, sanıkta meydana gelen yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirlenmiştir.
7. Şikâyetçiler … ve … Y. hakkında düzenlenmiş olan 21.03.2014 tarihli adli muayene raporlarında, şikâyetçilerde meydana gelen yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu ifade edilmiştir.
8. Olay yeri güvenlik kamera görüntülerine ilişkin CD ve 26.03.2014 tarihli CD izleme tutanağı dosyada bulunmaktadır. 9. Sanığa ait adli sicil kaydı ve güncel nüfus kayıt örneği dosya içerisine alınmıştır.
IV. GEREKÇE
Şikâyetçilerin beyanlarının, 21.03.2014 tarihli tutanak ve şikâyetçilere ait adli muayene raporlarıyla desteklenmesi, güvenlik kamera görüntülerini içeren CD içeriği ve tüm dosya kapsamıyla, atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayıp, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olay kapsamında, sanık tarafından söylendiği kabul edilen ifadenin, onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı davranış ve kaba hitap tarzı niteliğinde sözler olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Lehe hükümlerin uygulanmasının talep edilmiş olması ve sanığın aşamalardaki beyanlarında; eşi hakkında hırsızlık iddiasıyla yürütülen tahkikat kapsamında eşinin ekip arabasına bindirilmek için polis merkezinden çıkarıldığı sırada şikâyetçi polis memurlarının eşine ve annesine karşı bulunduğu muameleye tepki gösterdiğini ve polis memurları tarafından darp edildiğini belirtmesi, sanığa ait adli muayene raporlarının içerikleri ve tanıklar P. A., D. A., S. A. ve H. A.’nın anlatımları karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi üzerinde durulup, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla şikâyetçiye karşı işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması,
4. Sanığın duruşmadaki davranışları olumlu değerlendirilip, tekrar suç işlemeyeceği kanaatine varılarak hükmolunan hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmesine karşın, adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının suç tarihi itibarıyla 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, sanığın hangi kişilik özelliklerinin olumsuz değerlendirildiği açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle ve çelişkiye neden olacak şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5. Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun’un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip anılan Kanun’un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mükerrir olmayan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezasının tercih edilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.