YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11077
KARAR NO : 2023/19315
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/905 E., 2016/308 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun’un) 265 inci maddesinin birinci, 43 üncü maddesinin ikinci fıkraları uyarınca 12 ay 15 gün hapis cezası, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; olay günü polis memurlarına kimliğinin üzerinde olmadığını, aracın kendi adına kayıtlı olduğunu ve kimlik bilgilerine araç kaydından bakabileceklerini beyan etmesine karşın, polislerin kendisine kimliksiz gezemeyeceğini ve kendisini gözaltına alacaklarını söylediklerine, suçunun olmadığını belirterek gözaltına alınmasının nedenini sorduğunda ise gözüne biber gazı sıktıklarına, aşırı güç kullanarak ters kelepçe ile aracın bagaj kısmına attıklarına, araca binmeden önce ve hastane önünde kendisini darp ettiklerine, olayın asıl mağdurunun kendisi olduğuna, doktorun da olaylara tanık olduğuna, atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, polislerin iddialarından başka delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğuna, bu ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın aracının kapıları açık şekilde alkollü olarak müzik dinlediği esnada, çevre sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine gelen katılan polis memurlarına hitaben hakarette bulunmak ve kendisini polis merkezine götürmek isteyen katılanlara direnmek ve zorluk çıkarmak suretiyle üzerine atılı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Mahkemece sanığın katılan polis memurlarına hitaben hakarette bulunduğu ve kendisini polis merkezine götürmek isteyen katılanlara direnerek zorluk çıkardığı kabul edilmesine karşın, sanığın hangi sözlerinin hakaret olarak değerlendirildiği ve görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir veya tehdit unsurunun hangi söz veya eylemlerle gerçekleştirildiğinin kabul edildiği açıklanmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 230 uncu maddesine aykırı olarak yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
2.Kabule göre de;
a. Hakaret suçundan tayin edilen temel cezanın önce 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, sonra aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırılması gerektiğinin dikkate alınmaması,
b. Hakaret suçu yönünden sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.