Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/12583 E. 2023/19877 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12583
KARAR NO : 2023/19877
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/477 E., 2016/102 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2015 tarihli 2015/459 Esas, 2015/436 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
2. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli 2015/477 Esas, 2016/102 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın takdir yetkisine dayanılarak verildiğine, bu yetkinin hukuki normlardan uzak kalınarak Yargıtay ve Akademik otoritelerin yerleşmiş görüşlerine aykırı kullanıldığına, doktrinde tüzel kişilerin de suçun mağduru olabileceğine dair görüşlerin olduğuna, siyasi partilerin korunmaya değer şeref ve saygınlıklarının daha hassas olduğuna, siyasi partiyi suçun mağduru olarak kabul etmeyen Mahkemenin suçtan zarar gören olarak kabul etmek zorunda olduğuna, doktrinde bu hususta fikir ayrılığı olmadığına, bu durumda suçtan zarar gören müvekkil partinin genel başkanının suçun mağduru olduğunun kesin olduğuna, partinin temsil sıfatıyla mağdur gerçek kişisinin katılan olduğuna, kararda hakaret fiilinin sabit olduğunun kabul edildiğine, ilgili Yargıtay kararlarını arşivlerde bulmanın mümkün olduğuna, benzeri doğrultuda Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğinin kararının olduğuna, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık tarafından yazılıp Ekim 2014 tarihinde yayınlanarak satışa sunulan “Liberal İhanet” isimli kitabında katılanın genel başkan olduğu siyasi parti hakkında “Katillerin devşirildiği bir oluşum.” olarak bahsetmek suretiyle hakaret suçunu işlediği iddiası ile kamu davasının açıldığı ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, kitapta geçen sözlerle partinin genel başkanı olan katılanın şahsına yönelik herhangi bir hakaret bulunmayıp partiye karşı yapılan hakaretin ise partinin tüzel kişi olup gerçek kişi olmaması sebebiyle atılı suçun unsurları oluşmadığından sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3.Dr. A.H.A. tarafından tanzim edilen 04.05.2015 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Tüm dosya kapsamı, sanık savunması karşısında sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebebinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.