Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/3703 E. 2023/19898 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3703
KARAR NO : 2023/19898
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/576 E., 2016/283 K.
SUÇLAR : Hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca, 8.840 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ile 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3. Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 62 nci maddeleri ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden, Tebliğnamede karar tarihinden sonra yürürlüğe giren ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin düzenleme ile Anayasa Mahkemesi kararı çerçevesinde hükmün bozulması gerektiği görüşü belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mağdur olduğu davada sanık durumuna düştüğüne, beraatini talep ettiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’in, sevk ve idaresindeki 3……. plakalı araç ile seyir halinde iken ışık ihlali yaptığı, karşı yola dönüşü olmayan kavşaktan dönerek girmemesi gereken yola girip trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu, görevli polis memurları katılanların ikazlarına rağmen durmadığı, takip üzerine aracın polis memurlarınca durdurulduğu, sanık …’in aşırı derecede alkollü olduğunun, ayakta durmakta zorlandığının ve araca yaslanarak durabildiğinin tespit edildiği, işlem yapılması için aracın evrakları istendiğinde polis memurları katılanlara hitaben “Siz kimsiniz de size evrak vereceğim, trafik polisi misiniz, terörist miyim de beni takip ediyorsunuz, üniformanızı çıkarın da gelin a… koyduklarım, hepiniz şerefsizsiniz, hepiniz ile tek tek sonra görüşeceğim ben adamı burada yaşatmam oğlum.” dediği, hakaret etmemesi yönündeki ikazlar üzerine ise polis memuru katılan … B.’ye yumrukla vurarak basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, bu suretle üzerine atılı hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname’deki Bozma Düşüncesi Yönünden
Hakaret suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin sekizinci fıkrası dikkate alınarak Tebliğname’deki basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. 13.12.2014 tarihli “tutanak” başlıklı tutanak içeriği, sanık hakkında düzenlenen 12.12.2014 tarihli adli rapor ve katılan … B.’nin yaralanmasına ilişkin düzenlenen 13.12.2014 tarihli adli rapor birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemenin, Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle sanığın üzerine atılı hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği hususlarının, birbirleriyle uyumlu katılan ve tanık beyanları neticesinde sübut bulduğuna yönelik takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanığa yükletilen hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
2. Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
3. Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
4. Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.