Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/1367 E. 2023/1786 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1367
KARAR NO : 2023/1786
KARAR TARİHİ : 28.02.2023


MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1495 E., 2021/2708 K.

KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 24. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/474 E., 2019/717 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 29.05.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğradığını beyanla, 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı vekili yargılama sırasında 06.11.2019 tarihli dilekçe ile maddi tazminat taleplerini toplam 132.024,40 TL’ye çıkarmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia edilen kazanın işyerlerinde meydana gelmediğini, olayın davacının dikkatsizliği sonucu meydana geldiğini, kendisine verilen bir işin neticesinde gerçekleşmediğini, davacının olaydan sonra çalışmaya devam ettiğini, iş yerinde tehlikeli işler kategorosinde herhangi bir iş yapılmadığını,olayın tamamen davacının dikkatsizliği sonucu meydana geldiğini bu nedenle açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2019 tarihli ve 2015/474 Esas, 2019/717 Karar sayılı kararıyla;
1) Davanın kısmen kabulü ile;

2)130.098,23 TL maddi tazminat alacağının, kaza tarihi olan 29/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3)3.000,00. – TL manevi tazminat alacağının, kaza tarihi olan 29/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4) Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekililer istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2020 tarihli ve 2020/775 E- 2020/1104 K
sayılı kararıyla; davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğu, olay nedeniyle duyulan acıya karşılık kaza tarihine, kusur oranlarına, maluliyet oranına, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hak ve nesafet kuralları gözetildiğinde 15.000,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamına göre uygun olacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunn reddine,

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,

A-Davacı tarafça istinaf başvurusunca haklı çıkıldığından, istinaf peşin karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,

B-HMK’nın 353/1-b-2 nci maddesine göre … 24. İş Mahkemesinin 2015/474 Esas 2019/717 Karar sayılı ilamının ortadan kaldırılması ile davanın esası hakkında yeniden karar verilerek;

C-Davanın kısmen kabulüne;
130.098,23 TL maddi tazminat alacağının, kaza tarihi olan 29.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
15.000,00 TL manevi tazminat alacağının, kaza tarihi olan 29.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 27.04.2021 tarih ve 2020/7110 E.- 2021/5961 K. sayılı ilamıyla; davacı sigortalının manevi tazminat istemleri hakkındaki hükümlerin miktar yönünden yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davalı vekilinin anılan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının kesinlik nedeniyle reddine karar verildiği, maddi tazminat yönünden ise; somut olayda, hakkaniyete uygun maddi tazminatın tespiti açısından, davacı vekilinin dava dilekçesinde kazalı sigortalının aylık gelirinin net 1.850,00 TL olduğunu beyan etmiş olmasına karşın bu beyan aşılmak suretiyle 1.940,11 TL düzeyindeki ücretin hesaba esas alınmasının hatalı olduğu, mahkemece yapılacak işin; davacı vekilinin dava dilekçesinde bildirdiği 1.850,00 TL ücret dikkate alınarak yapılacak hesabı hükme esas almak ancak yapılacak yeni hesapta usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak temyize konu dosyada 25.09.2019 tarihli hesap raporundaki verileri dikkate almak, işlemiş devreyi bu raporda kabul edilen tarihten ileri çekmemek, bu rapordan sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkları rapora yansıtmamak, geçici iş göremezlik ödeneğini de tenzil etmek suretiyle maddi tazminat alacağını belirlemekten ibaret olduğu belirtilerek
ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyulmuş olmakla bozma kapsamı dışında bırakılan alacaklar yönünden kazanılmış haklar gözetilerek bozma öncesi verilen karar doğrultusunda verilmesi gerektiği, davacının maddi tazminat talebi yönünden ise hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; bilirkişiden ek rapor alındığı, alınan bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği maddi tazminatın 121.826,18 TL olduğunun tespit edildiği, maddi tazminat alacağının bilirkişi tarafından yapılan hesaplama doğrultusunda kısmen kabulüne; bozma kapsamı dışında bırakılan alacaklar yönünden kazanılmış haklar gözetilerek bozma öncesi verilen karar doğrultusunda karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle;

1-Davacının ve davalının istinaf başvurularının kabulüne,

A-Davacı tarafça istinaf başvurusunca haklı çıkıldığından, istinaf peşin karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,

B-Davalı tarafça istinaf başvurusunca haklı çıkıldığından, istinaf peşin karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine,

C-HMK’ nın 353/1-b-2 nci maddesine göre … 24. İş Mahkemesinin 2015/474 Esas 2019/717 Karar sayılı ilamının ortadan kaldırılması ile davanın esası hakkında yeniden karar verilerek;

D-Davanın kısmen kabulü ile;

121.826,18 TL maddi tazminat alacağının, kaza tarihi olan 29.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

15.000,00 TL manevi tazminat alacağının, kaza tarihi olan 29.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz sebepleri olarak özetle;müvekkili şirketin meydana geldiği iddia edilen kazada kusurlu olmadığını, olayın tamamen davacının kusurundan kaynaklandığını, bilirkişinin 2015 yılında 910,43 TL asgari ücret ile davacının aylık kazancı olarak bildirilen 1850,00 TL tutarı oranlayarak hesaplama yaptığını, davacının yıllık gelirinin 44.598,84 TL olarak belirlenmişken 22. yılda neden 74.697,97 TL işleyecek aktif dönem geliri belirlendiğinin taraflarınca anlaşılamadığını, davacının maluliyet oranının %15,2 olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itiraz ettiklerini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun’un 77, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 51, 52, 54, 55 ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 13, 16, 19 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri .

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.