Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/3990 E. 2023/1627 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3990
KARAR NO : 2023/1627
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3069 E., 2022/555 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/50 E., 2017/115 K.

Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davacı … ve arkadaşları vekili 23.03.2015 havale tarihli dilekçesinde; … ili …. ilçesi … Köyü 225 parsel sayılı taşınmazın tapulama çalışmalarında 505.000 m2 olarak şahıslar üzerine tespit edildiğini, Orman İdaresince 1969/382 Esas sayılı dosyada tespite tahdite itiraz davası açıldığını, 1969/382 Esas, 1989/8 Karar sayılı hükümde, orman bilirkişilerin raporlarına istinaden ortada bulunan kadim tarım arazisinin 92.000 m2 olarak şahıslar adına, kuzey kısımda yer alan 50.000 m2 arazinin de 2480/3200 payının şahıslar adına özel orman olarak, 720 payının ise Hazine adına tesciline karar verildiğini, hükmün temyiz aşamasından geçerek 12.07.1991 tarihinde kesinleştiğini, karardan sonra 225 parselin ifraz edilerek 250 parselin 153.963 m2 olarak orman vasfı ile Hazine adına, 251 parselin 50.000 m2 olarak özel orman vasfı ile şahıs ve Hazine adına, 253 parselin devlet ormanı vasfı ile 216.589 m2 olarak Hazine adına, 254 parselin devlet ormanı vasfı ile 1.671 m2 olarak Hazine adına, 255 parselin devlet ormanı olarak 652 m2 olarak Hazine adına, 252 parselin ise 92.000 m2 olarak şahıslar adına arazi olarak tescil edildiğini, her ne kadar mahkeme gerekçesinde tapu miktarının 50.000 m2 olduğu belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, mesaha tayini istemi ile açılan davada bu miktarın 505.000 m2 olduğuna karar verildiğini, yargılama aşamasında çeşitli bilirkişilerin rapor sunduğunu, raporlar arasında çelişki bulunduğunu ve çelişkinin giderilmediğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı halde hükmün oluşturduğunu, 225 nolu parselin müvekkillerin murisi tarafından tapunun ilk tesisinden itibaren tarım arazisi ve özel orman olarak kullanıldığını ileri sürerek, 250, 253, 254 ve 255 nolu parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile hisseleri oranında adlarına tescil edilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şartları bulunmadığından yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince deliller toplamadan karar verildiğini, bilirkişilerin kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, süre bakımından Beykoz Kadastro Mahkemesinde görülen dava eski usul kanunu olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (1086 sayılı Kanun) döneminde karara bağlanıp kesinleştiğini, bu nedenle süre bakımından 1086 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini, yargılama aşamasında çeşitli bilirkişi raporları alındığını, raporlar arasında çelişkiler oluştuğunu, çelişkilerin giderilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar vekilinin yargılamanın iadesi olarak ileri sürdüğü birinci husus mesaha tashihi davasının dosyada uygulanmadığı yönündeki iddiası yargılamanın iadesine konu gerekçeli kararda irdelenmiş olup açıkça söz konusu tapu kaydının miktarının 50.000 m2 olarak kabul edildiği, mesaha tashihi davasında Hazine ve Orman idaresi taraf olmadığından onları bağlamayacağının belirtildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmış olup belirtilen husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 375 inci maddesinde sayılan şartlardan olmadığından bu sebebe dayalı talebin yerinde olmadığı, davacı vekilinin yargılamanın iadesi olarak ileri sürdüğü ikinci husus hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığı, raporun kasten gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği iddia edilmiş ise de söz konusu iddia da yerinde değildir. Davacı vekili yargılama aşamasında bu hususa ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunmamış, istinaf aşamasında raporu düzenleyen bilirkişiler hakkında Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ibraz edilmiştir. Sözkonusu takipsizlik kararı zamanaşımı nedeniyle verilmiş ise de takipsizlik kararının bilirkişilerin kasten gerçeğe aykırı olarak rapor düzenlendiğine delil olamayacağı, rapor içeriğinin Yargıtay denetiminden geçerek kararın kesinleştiği, ayrıca kararın kesinleştiği 12.07.1991 tarihten itibaren davanın açıldığı tarihe kadar 6100 sayılı Kanun’un 377/ç maddesinde öngörülen 10 yıllık sürenin dolmuş olduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’un 369/1, 370, 371 ve 375 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davcacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.