Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/8020 E. 2023/1449 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8020
KARAR NO : 2023/1449
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/304 E., 2022/510 K.
KARAR : Direnme

Taraflar arasındaki mükerrer kadastro nedeniyle tapu iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 21.02.2022 tarihli ve 2021/3975 Esas, 2022/1382 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.

Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununa (6100 Sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 45 inci maddesi ile eklenen Geçici 4/1 inci maddesi uyarınca Dairemize gönderilmiş olmakla Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılara ait … İlçesi, … Mahallesi 770 ada, 40 ve 41 parsel sayılı taşınmazların davalı idareye ait … ilçesi, … Mah. 1385 parsel sayılı taşınmazın bir kısmı ile çakıştığını, davacılara ait dava konusu taşınmaz ile ilgili kadastro tespitlerine göre kadastro tespitinin mükerrerlik teşkil eden davalıya ait 1385 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinden çok önce yapıldığını, bu nedenle usulüne uygun olarak daha önce yapılan davacılara ait taşınmaz kadastro tespitlerine itibar edilerek davalıya ait 1385 parseldeki mükerrer kısmının iptaline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2018/224 Esas, 2019/44 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 1385 parselde kayıtlı taşınmazın 01.01.2019 tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokide (A) harfi ile gösterilen ve Batı Mahallesi 770 ada 40 ve 41 parseller ile çakışan 139,28 m2 alana ilişkin kadastro tespitinin mükerrer olduğu anlaşılmakla, 1385 parselde kayıtlı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 139,28 m2 kısmının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.10.2019 tarihli ve 2019/1460 Esas, 2019/2337 Karar sayılı kararıyla; istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece 21.02.2022 tarih 2021/3975 Esas, 2022/1382 tarihli karar ile; her ne kadar kadastro tespiti öncesi nedene dayalı davaların, kadastro tutanağının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmekte ise de, kadastrosu daha sonra yapılan her bölüm yönünden terkine karar verilecek olması halinde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/1 inci maddesinde ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1026/2 inci maddesinde, tapu kütüğünden terkine karşı dava açma hakkının düzenlenmiş olmasının bir anlamı olmayacağı ve düzenlemenin işlevsiz olacağı, kadastro çalışmalarındaki amacın tapu sicillerinin gerçek durumu yansıtması olduğuna göre, sicildeki hakkın kime ait olduğunun doğru olarak belirlenmesi gerekeceği, hal böyle olunca; Mahkemece, davanın esasına girilerek, tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilmek suretiyle, nizalı taşınmazların, mükerrer kadastro gören 139,28 metrekare yüzölçümündeki bölümünün, ilk önce kadastrosu yapılan eski 770 ada 11 (yeni 770 ada 40 ve 41) sayılı taşınmazın kadastro tespitinin yapıldığı 28.04.1947 günü itibariyle kime ait olduğu belirlenmesi gereğine değinilerek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir

B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki hükümde direnilmesine karar verilerek aynı hüküm yeniden tesis edilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı davalı Hazine vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; usule ve yasaya aykırı olarak verilen kararın bozulmasını istemiştir

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mükerrer kadastro nedeniyle mükerrerlik teşkil eden bölümün tapu kaydının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371, 373 üncü maddeleri., 3402 sayılı Kanun 22/1 inci maddesi, 4721 sayılı Kanun 1026/2 nci maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,14.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.