Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18837 E. 2023/4380 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18837
KARAR NO : 2023/4380
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/284 E., 2015/166 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulundukları, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Eskişehir 2.Ağır Ceza Mahkemesinin,27.05.2015 tarihli ve 2014/284 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararı ile;
Sanık … hakkında;
1. Katılanlar …, … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52, 53 ve 58 … maddeleri uyarınca (3 kez) 2 yıl hapis ve 400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 … maddeleri uyarınca (3 kez) 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Sanık … hakkında;
1.Katılanlar … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52, 53 ve 58 … maddeleri uyarınca (2 kez) 2 yıl hapis ve 400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 … maddeleri uyarınca (2 kez) 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … herhangi bir neden belirtmeden, kararı temyiz etmiştir..
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; suçların sübut bulmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nun, tespit edilemeyen bir şekilde ele geçirdiği katılan …’a ait nüfus cüzdanının üzerinde bulunan fotoğraf söküp kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle tahrif ettiği, daha sonra bu belgeyi kullanarak,
a.) Ana dosyada, 25.03.2014 tarihinde katılan …’e ait apartı … ismi ile kiraladığı ve buna ilişkin adli emanette bulunan kira sözleşmesini imzaladığı, kira bedelini ödememesi nedeniyle başlatılan icra takibinde kiralayan kişinin … olmadığının anlaşılması üzerine, çilingirci ile apart daireye girildiğinde, evde bulunan mini buzdolabı ve çek yat örtüsünün olmadığının anlaşıldığı,
b.) Birleşen Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/372 Esas sayılı dosyasında, diğer sanık … ile aynı eylem ve fikir birliği içinde birlikte hareket ederek, aynı sahte nüfus cüzdanı ile bu kez katılan …’ın taşınmazını kiraladığı ve buna ilişkin asılları temin edilemeyen kira sözleşmesi ve senet düzenledikleri, sanık …’in sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalayarak dairenin anahtarını aldıkları, daha sonra sanık …’in katılana sanık …’ın başka bir yer kiraladığını, bu nedenle daireyi tutmaktan vazgeçtiğini söyleyerek anahtarı katılana verdiği, katılanın da düzenlenen kira sözleşmesi ve senet aslını verdiği, daha sonra dairesinin kiralık yazısını düzeltmek için gittiğinde kombisinin olmadığının anlaşıldığı,
c.) Yine birleşen Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/316 Esas sayılı dosyasında, diğer sanık … ile aynı eylem ve fikir birliği içinde birlikte hareket ederek, aynı sahte nüfus cüzdanı ile bu kez katılan …’ın taşınmazını kiraladığı ve buna ilişkin asılları adli emanetinin 2014/2204 sırasında kayıtlı kira sözleşmesi ve senet düzenledikleri, kira bedelininin ödenmemesi üzerine katılanın daireyi kontrol ettiğinde, evde bulunan kombi ile set üstü ocağın olmadığının anlaşıldığı,
Bu surette sanık …’nun katılanlar …, … ile …’a yönelik; sanık …’nün de katılanlar … ile …’a yönelik eylemleri nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri kabul edilmiştir.
2. Sanık …’nun aşamalardaki savunmalarında, katılan …’a yönelik eylemi haricinde( ikrarı mevcut) daireleri sahte kimlikle kiraladığını ancak içlerinden birşey almadığı şeklinde savunmada bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Sanık …’nün aşamalarda, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, sanık …’yu … olarak tanıdığını, olmadığını öğrenmesi ile kendisinin ihbar ettiğini, bu nedenle iştirak iradesinin bulunmadığı şeklinde savunmada bulunduğu anlaşılmıştır.
4.Dosya mevcudundan ve UYAP kayıtlarının tetkikinde, sanık …’nun benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/314 Esas, 2015/365 Karar sayılı, Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1324 Esas, 2021/227 Karar sayılı, Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/400 Esas, 2015/471 Karar sayılı dosyalarında suça konu sahte nüfus cüzdanı ile ilgili olarak yargılandığı, Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/500 Esas sayılı dosyasında soruşturma aşamasında Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 13.06.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre; tetkike konu belgenin orjinal olduğu, üzerinde bulunan lamine açılarak evvelce mevcut fotoğrafın yerinden alındığı, bilahare halen mevcut fotoğrafın söz konusu bölüm tahrifen yerleştirilerek kaplanması suretiyle belge üzerinde fotoğraf değişikliği yapıldığı ve aldatma niteliğinin bulunduğunun rapor edildiği tespit edilmiştir.
5. Katılanlar beyanları, tanık anlatımları, tutanaklar, uzmanlık raporu, fotoğraf teşhis tutanakları ve adli sicil kayıtları dosya arasında mevcuttur.
6. Mahkemece, sanıkların sahte nüfus cüzdanı kullanmak suretiyle katılanlardan kiraladıkları taşınmazlarda bulunan bir kısım eşyayı götürmek suretiyle haksız menfaat elde ettikleri, ayrıca eylemlerinde sahte nüfus cüzdanı kullandıkları anlaşılmakla, sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçların sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık … hakkında kurulan hükümler yönünden; tekerrüre esas alınan Eskişehir 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 25/03/2010 tarihli ve 2005/126 Esas, 2010/95 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan ilama konu hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu ile sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık …, sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak,
4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 Esas ve 2007/152 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kanun koyucunun ayrıca adlî para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adlî para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, alt sınırdan uzaklaşmanın gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği hâlde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158/1-d. maddesi uyarınca hüküm kurulurken, hapis cezasının alt sınırı olan 2 yıl hapis cezası belirlenmesine rağmen adlî para cezasının alt sınır olan 5 gün yerine, 20 gün olarak belirlenmek suretiyle fazla adli para cezası tayini,
dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini … ait olup, öncelikle suça konu nüfus cüzdanı, kira sözleşmeleri ve senet asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, senetler yönünden … Ticaret Kanunu’nda öngörülen zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığı ve belgelerin aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığının kararda tartışılması ile belge asılların denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hükümler kurulması,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihi ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu da gözetilerek; açıklanan ilkeler doğrultusunda, sanık … hakkında UYAP sisteminde yapılan araştırmada, sanığın benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/314 Esas, 2015/365 Karar sayılı, Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1324 Esas, 2021/227 Karar sayılı, Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/400 Esas, 2015/471 Karar sayılı dosyalarında resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandığının anlaşılması karşısında; UYAP üzerinden ve sair surette varsa benzer davalar da araştırılarak; sanığın eylemlerinin, her biri yenilenen kasıtla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun tespiti bakımından, mümkünse mevcut dava ile birleştirilmeleri, aksi halde dosyalar getirtilerek özetlerinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren onaylı örneklerinin intikal ettirilmesi, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükmün zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucu karar verilmesi,
3. Kabule göre de;
a.)Sanık … hakkında kurulan hükümler yönünden; tekerrüre esas alınan Eskişehir 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 25/03/2010 tarihli ve 2005/126 Esas, 2010/95 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan ilama konu hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b.)Adli Emanetin 2014/2643 sırasına kayıtlı bulunan suça konu nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanması yerine nüfus idaresine iadesine karar verilmesi,
c.) 5237 sayılı TCK’nın 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 8/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) nolu alt bendinde açıklanan nedenle Eskişehir 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2015 tarihli ve 2014/284 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararına yönelik sanık … ile sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm fıkralarının adli para cezalarına ilişkin ilgili kısımlarında yer alan ”20 gün” ve ”400 TL” ifadelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla ”5 gün” ve ”100 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B.Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) nolu alt bendinde açıklanan nedenlerle Eskişehir 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2015 tarihli ve 2014/284 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararına yönelik sanık … ile sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.