YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2152
KARAR NO : 2023/3465
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1113 E., 2022/181 K.
KARAR : Esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/753 E., 2021/23 K.
Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davalı – birleştiren davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı – birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacılar … ve … vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin…..’nın mirasçısı olduğunu, Susurluk Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/781 Esas, 2017/744 Karar sayılı mirasçılık belgesinde davalının hatalı olarak mirasçı sıfatıyla yer aldığını ve müvekkilerinin mirasçı olarak yer almadıklarını, davalının muris …..’ın eşi …. tarafından tek başına evlat edinildiğini ve muris …..ın mirasçısı olamayacağını ileri sürerek anılan mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı … ….. vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20 günlükken biyolojik annesi olan davalı … tarafından çocuğa bakılamayacağı gerekçesi ile kız kardeşi …’ya evlatlık verildiğini, o günden bu yana …’yı annesi olarak kabul ettiğini ve bu durumun annesi …’ın ölümüne kadar böyle devam ettiğini, biyolojik anne … ile müvekkilinin bebeklikten bu yana hiç görüşmediğini, Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesinin 1979/562 Esas 1979/1003 Karar sayılı ilamı ile evlat edinilmesine izin verildiğini ve 10/12/1979 tarihli Susurluk Noterliğinin …. yevmiye No.lu evlat edinme senedi ile evlat edinildiğini, o tarihte düzenlenen nüfus kayıtlarında müvekkilinin baba adının … olduğunu, anne adının ise … olarak işlendiğini, davalılar … ve …’in Susurluk Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak aldıkları 2017/846 Esas, 2017/812 Karar sayılı mirasçılık belgesinde mirasçı olmamaları gerektiğini ileri sürerek, bu mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı … vekili cevap dilekçesinde; Susurluk Sulh Hukuk Mahkemesinin 1979/562 Esas, 2019/1003 Karar sayılı evlat edinmeye izin ilamı ile … tarafından evlat edindiğini, bu tarihten sonra kendi nüfus kayıtlarında baba adının …, anne adının … olarak geçtiğini, kendisini evlat edinen …’nın 2005 yılında vefat ettiğini, ekte sunmuş olduğu veraset ilamınından da anlaşılacağı üzere mirasçısı olarak kendisinin ve …’nın kaldığını, ilamın içeriğinden de kendisinden çocukları olarak bahsedildiğini belirterek asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Birleştirilen davada davalılar … ve … vekili cevap dilekçesinde, davacı …’nın müteveffa … ile aralarında herhangi bir alt-soy ilişkisinin kurulmasının mümkün olmadığını, davacı …’nın Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesinin 1979/562 Esas 1979/1003 Karar sayılı evlat edinilmesine izin verilmesine dair ilamı ve Susurluk Noterliğinin 10/12/1979 gün ve …. yevmiye No.lu evlat edinme senedine istinaden yalnızca dava dışı … tarafından evlat edinildiğini, ilgili ilam ve noter senedinde görüldüğü üzere müteveffa … eşi …’nın davacı …’yı evlat edinmesi işlemine yalnızca izin verildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. 2017/753 Esas sayılı asıl davanın kabulü ile Susurluk Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.11.2017 tarih 2017/781 Esas, 2017/744 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline, miras bırakan …’nın mirasçılık belgesinin düzenlenmesine,
2. Birleştirilen 2019/60 Esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince “evlat edinmeye izin kararı ile Susurluk Noterliği’nin evlat edinme senedine göre, evlat edinme tarihinde yürürlükte olan 743 sayılı Medeni Kanunun cevaz vermesi sebebi ile davacının sadece …’nın eşi … tarafından evlat edinildiği, …’nın evlat edinmeye muvafakat ettiği, birlikte evlat edinmenin söz konusu olmadığı, dolayısıyla … ile davacı arasında evlatlık ilişkisinin bulunmadığı; evlat edinme işlemi sonrasında …’nın baba adının …, anne adının … olarak nüfus kayıtlarına işlendiği ancak anne adının bu şekilde değiştirilmesi işleminin sehven yapıldığı, 15/11/2017 tarihinde Nüfus Müdürlüğü tarafından yapılan yanlışlığın anlaşılarak anne adı düzeltme işleminin yapıldığı, … anne isminin … olarak düzeltildiği, 4721 sayılı TMK’nın 500. madde hükmü uyarınca, …’nın sadece kendisini evlat edinen …’ya mirasçı olabileceği” gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı … vekili istinaf dilekçesinde, Türk Medeni Kanununun “Başlangıç Hükümleri” başlıklı 1-7. maddelerinin sadece bu kanunda düzenlenen ilişkilerde değil, tüm özel hukuk ilişkilerinde geçerli olan ilkeler olduğunu, Kanunun gerek 2. gerekse diğer başlangıç hükümleri olan 1, 3, 4. maddelerinin genel ilke niteliğinde olup bu nedenle Medeni Hukuk dışındaki hukuk dallarında dahi uygulama alanı bulduğunu, tanık anlatımları dikkate alındığında müvekkilinin annesinin herkesçe muris … olarak bilindiğini, müvekkilinin nüfus kaydında anne adının … olmasına davacı biyolojik anne …’in 44 sene boyunca sessiz kaldığını, bütün hakların kullanılmasında olduğu gibi butlan hakkının dermeyan edilmesinde de TMK’nın 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyiniyet kuralına uyulmasının gerekli olduğunu, yokluktan farklı olarak evlat edinmenin herhangi bir sebeple batıl olması halinde, evlatlık ilişkisinin geçerli olmadığını iddia eden tarafın butlan davası açması gerektiğini, biyolojik anne tarafından nüfus kaydında anne kaydının ilişik kesilmiş olmasına rağmen bu yönde bir dava da açılmadığını ileri sürülerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı … vekili istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler tekrar edilerek İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince hatalı ve eksik değerlendirme ile karar verildiği ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 500 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı – birleştirilen davada davacı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.