YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1908
KARAR NO : 2023/3294
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2008/284 E., 2014/69 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz (aktarılan) davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı … Yönetimi vekili ve davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı …, İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesi ile; atalarından gelerek eklemeli zilyetlikle kendilerine intikal eden dava dilekçesinde bildirdiği taşınmazların adına tescilini talep etmiştir.
2. Müdahil …, İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu müdahale dilekçesiyle; dava konusu taşınmazın babası Mehmet’ten mirasçılarına intikal eden taşınmazlardan olduğunu belirterek, taşınmazların babası Mehmet mirasçıları adına tesciline karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştır.
3. Yargılama sırasında, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) kapsamında bölgede kadastro çalışmalarının başlaması ve dava konusu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle dava dosyası İnebolu Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
4. Katılanlar …, …, …, …, …, … ve … sundukları müdahale dilekçesinde; anneleri olan davacı …’nin mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile çok cüzi fiyata 2004 yılında dava konusu taşınmazları satmış gibi gösterdiğini, aslında amacının ileride tapu çıktıktan sonra taşınmazların … tarafından kardeşleri …’na devredilmesi olduğunu iddia ederek, dava konusu taşınmazların … mirasçıları adına tescilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, fen bilirkişi raporunda E harfiyle 110 ada 1 parsel içinde gösterilen kısım ile 110 ada 2 ve 109 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda katılan … ve müşterekleri lehine 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi kapsamında zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu, geri kalan dava konusu yerlerde ise davacı … … lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu, yargılama esnasında davacı … …’nun dava konusu ettiği taşınmazları …’a devrettiği, taşınmazın tapulu olmadığından muvazaa araştırması yapılmadığı ve … adına tesciline karar verildiği, aktarılan davanın kapsamının belirlenmesi için en son 21.06.2014 tarihinde keşif yapıldığı, dava konusu taşınmazların sınırlarının komşu parsellerle belirgin olduğu ve buna göre fen bilirkişi raporunda kroki 2’de belirtilen İnebolu – Abana yoluna tecavüz etmeyecek şekilde 101 ada 1 parsel içinde Y, A , C ve G harfi ile belirtilen yerler ile 109 ada 1, 110 ada 1 ve 2, 108 ada 18 ve 112 ada 8 numaralı parsellerin dava konusu olduğunun anlaşıldığı, orman bilirkişi raporunda belirtildiği gibi 1950 hava fotoğrafında dava konusu taşınmazların açıklık alanda yer aldığı, C ve Y harfi ile belirtilen kısımlarda özellikle 1975 yılı hava fotoğraflarına göre ormanlaşmanın başladığı belirtilmiş ise de, mahallinde daha sonra yapılan keşiflerle uyumlu olarak 16.09.1992 tarihinde yapılan keşifte taşınmazların meyve ağacı dikilmek suretiyle geri kalan kısımların ise ekilip biçilerek zilyet edildiğinin belirtildiği, bu keşifte görev alan ziraat bilirkişisi tarafından 17.09.1992 tarihinde sunulan raporda da muhtelif yaşlarda meyve ağacının dava konusu taşınmazlarda yer aldığının belirtildiği, bu ağaçların yaşlarının 1975 yılını da kapsar nitelikte olduğu, meyve ağaçları sebebi ile 1993 yılı memleket haritasında dava konusu taşınmazların bulunduğu alanın yeşile boyandığı kanaatine varıldığı, kaldı ki dava tarihine göre 1993 yılı memleket haritasının önceki tarihli belgeler ile yapılan karşılaştırmalar hariç delil değerinin bulunmadığı, en son yapılan keşifte meyve ağacı bulgusuna rastlanmasa da çevredeki orman baskısı ile ağaçların kaybolduğunun ziraat bilirkişi ve orman bilirkişi tarafından raporlarında belirtildiği, 1950 hava fotoğraflarında açıklık olan dava konusu taşınmazların 1975 yılı hava fotoğraflarında bitki örtüsü ile kaplanmaya başlaması değerlendirildiğinde, orman bilirkişi raporunda belirtildiği gibi 1960 yılı memleket haritasında boyama hatası olduğunun değerlendirildiği, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili, davalı … Yönetimi vekili ve davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarına, kiminin yaşı nedeniyle, kiminin ise çelişkili beyanları nedeniyle itibar edilemeyeceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davası olup, dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı gerçek kişiler lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’un (HUMK’ nın) 427 ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14, 17, 27 ve 30/2. maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu’ nun 1 inci ve devamı maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun’un 33’üncü maddesi uyarınca …’nden harç alınmasına yer olmadığına,
25,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 154,70 TL’nin temyiz …’dan alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.